Ajda Pekkan: ‘Evde portakallı ekmek yapan sıradan biriyim’

Önceki akşam Kıbrıs’taki Kaya Artemis Otel’de konser veren Ajda Pekkan, konser öncesi gazetecilere içini döktü.

-Ajda Pekkan olmak zor mu?
-Evdeki Ajda ile sahnedeki Ajda karışıyor mu?
-En büyük fetişi ne?
-‘Ajda bizi diskoya götür’ nasıl bir gece olacak?

Ajda Pekkan olmak zor mu?
Elbette zor. Bir kere meditasyon süreci oluyor. Bu da bir zaman dilimi alıyor. Tabii tüm bunlar sanatçı olmamdan kaynaklı aşamalar. Bunlar olmasaydı ’Ajda Pekkan’ olmazdım. Çünkü evin kapısından çıktığım andan itibaren bakışları ve düşünceleri kendi üzerime çekiyorum. Hem beni mutlu ediyor hem de mükemmeliyetçiliğe doğru itiyor. Pat diye fotoğrafımım çekildiğini düşünürsek ifadesiz ve silik yansımak istemiyorum objektiflere. Sanatçı dediğin hem gizemli hem bakımlı olmalı. Mükemmellik dediğin şey, işte o noktada başlıyor. Düzgün giyinmek, düzgün hareket etmek ve tüm bunların içinde de kendini iyi ifade edebilmek. İnsanların sana sevgisine layık olabilmek. O sevginin karşılığının hayat duruşunla verebilmek. Ajda Pekkan olmak kolay değil derken bunlardan bahsediyorum işte. Onun dışında, çok sade bir insan olmayı seviyorum. Evde portakallı ekmek yapmayı deneyen bir kadınım.

Evdeki Ajda Pekkan’la sahnedeki karışıyor mu?
Sahnedeki dünya iki saat ama bütün hayatım aynı zamanda. Bunun dengesini kurmak şart. Şaşaa ile kişiliğini karıştırdığında dostlukların olmuyor ve kendinden uzaklaşıyorsun. Ben kendimle yakın olmayı ve yakınımı da kendim gibi sevmeyi seviyorum. Zaten uzak insanları yakınıma alamıyorum. Olduğum gibi yaşamak istiyorum. Hepimizin kuvvetli olduğu kadar naif olduğu yerler de var. Fark edilmek beni rahatsız eder, gizem olmalı.

Nedir en büyük fetişiniz?
O kadar çok ki. Evi çok seviyorum. Ev eşyaları, gözlük, ayakkabı ve en başta elektronik fetişim var. Cep telefonu fetişim var, bayi gibi geziyorum. Hep yeni çıkan modellerden bir adet ben de var. Ayakkabı mesela, bir yerde görürsem alıyorum ama cep telefonunu sipariş ediyorum.

6 Ağustos’ta Harbiye Açıkhava’da ’Ajda bizi diskoya götür” başlıklı bir etkinlik olacak…
Bu konseri DJ’lerle yapacağız. 70’ler, 80’ler olacak. Şimdi clup’larda çalınan benim eski parçalarımı anlamamıştım, bakalım kendim deneyeceğim ve dinleyeceğim bu gecede. DJ’lik yapmayacağım, partiye katılıp, ben de kendi parçalarımı DJ’lerden dinleyip eğleneceğim. Kalabalığa girmek bakalım nasıl olacak.

(HÜRRİYET)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s