Soner Arıca: "Kadirizm değerleriyle kıyaslanmaktan sıkıldım"

Mankenlikten şarkıcılığa terfi eden ilk isimlerden Soner Arıca, ‘En İyileriyle’ adıyla çıkardığı best of albümle radyolarda çalınıyor. İki ay sonra da yeni şarkılardan oluşacak bir albüm çıkaracak olan ünlü şarkıcı, ilk kez dayısı Kadir İnanır’la kıyaslanmaktan ve onunla ilgili sorulara cevap vermekten çok yorulduğunu açıkladı. “Ben başka biriyim, kardeşlerimle bile ayrı düşünebiliyorum” diyen Arıca, İnanır’ın yeğeni olmaktan gurur duyduğunu da sözlerine ekledi.

SÜRÜDEN KOPTUM!
Hayatını yıllar önce okuduğu Richard Bach’ın kitabı ‘Martı’nın değiştirdiğini de dile getiren Arıca “Kitabı okuduğumda; sürüden kopacağıma ve kendi başıma yolumu çizeceğime söz vermiştim” dedi.

* Yedi kardeş arasında sadece siz mi sanata ilgi duydunuz?
Öyle oldu ama hemen hemen hepsinin sesi güzeldir. Özellikle ablamlardan birinin sesi çok güzeldir. İki yeğenim modacı olma yolunda. Konservatuvarda keman eğitimi alan bir yeğenim daha var.

ŞARKI ÜRETİMİ AZALDI
* Neden yeni albüm yerine bir best of albüm yapmayı tercih ettiniz?
Ben 90’larda çıkan bir pop şarkıcısı olarak böyle bir hakkım olduğunu düşünüyorum. Aslında üç albümü olan biri de ‘best of’ yapabilir. En geç mart ayında yeni şarkılardan oluşan albümümü de çıkaracağım.

* Satmadığı için yeni albümler sürekli erteleniyor, bazı ünlü şarkıcılar da uzun zamandır albüm yapmıyor. Bu gidişin sonu ne olacak?
Satışlar durdu, bu doğru ama bununla birlikte şarkı üretimi de azaldı. Daha kötü olan bu üretimin azalması. Ama bir sanatçının üretim yapmadan nasıl yaşayabileceğini ben bilmiyorum. Hiçbir koşulda üretim yapmaktan vazgeçmemeliyiz. Satmasa da üretmeliyiz, yoksa sanatçı yaşayamaz.

BENİM SEYİRCİM ÖZEL
* 90’ların müzik bereketi günümüzde kaldı mı?
O dönem piyasaya çok insan çıktı ama bir kısmı kaldı, bir kısmı kayboldu. Aradan bir süre geçtiğinde; etrafta çok görünen insanlar değil, şarkı tadındaki şarkılar daha kıymetli oluyor. Levent Yüksel, beş yıl albüm yapmasa da varlığını inkar edemeyiz. Yıldız Tilbe bundan sonra hiç albüm yapmasa unutulur mu? Kendini konuşarak var edenler var, piyasa bunlardan geçilmiyor. Bana da gelmişlerdir, ‘bir dram ya da bir aşk hikayesi bulalım’ diye. Ben bu hataya düşmedim. Seyircim ve dinleyicim bana bu yüzden saygı duyuyor. Benim özel bir dinleyicim ve seyircim var. Kanlıca Peysage Restoran’da sahneye çıkıyorum.

* Seyircinin bu saygısı nasıl oluşuyor sizce?
Bu kolay değil. Sahnede her şarkıya sonuna kadar asılıyorum. Artık nasıl olsa çok eğlendiler, kafayı da buldular; bu şarkıda hata yapsam ya da öylesine söylesem kimse fark etmez gibi şeyler düşünmüyorum. Sadece kendi şarkılarımı söylemiyorum; Sezen Aksu’nun ve Kayahan’ın yaptığı müthiş aşk şarkılarını da söylüyorum.

Herkesin imajı kendine!
* Bu işe başladığınız zaman Kadir İnanır size yol gösterdi mi?
Buna çok ihtiyaç olmadı, bir de mümkün olduğu kadar ondan uzak durmak istedim. Ben işe mankenlikle başladım. Mankenlik ve Kadir İnanır’la ilgili sürekli bir şeyler söylemek zorunda kaldım. Ama iyi ki onun yeğeniyim. Mankenlik utanılacak bir şey değildi ama hep bu iki kavram arasında kaldım.

* Kadir İnanır, sizle arasında bir küslük olmadığını söylemiş…
Bizim küs olabilmemizin imkanı yok. Ancak onun kendi kendine küsmesi lazım. Benim ona ciddi bir saygısızlık yapabilme şansım sıfır çünkü aldığım eğitim ve terbiye buna müsait değil. İkincisi ben o adamı seviyorum. Ancak bir yanlış anlama olabilir, biz de onu bir yerinden döndürürüz. Sadece zaman zaman fikir ayrılıklarımız oldu.

* Peki o dediğiniz fikir ayrılıkları nerede oldu?
O mankenlik yapmamı istemedi. Şarkı söylemeye başladıktan sonra fikir ayrılığı olmadı. Sadece benim ‘Sen Giderken’ şarkımın klibi erotikti, “Ne gerek var?” demişti.

* Kadir İnanır için erotik klip çeken yeğen bir sorun yaratabiliyor belki!
Herkesin kendi imajı kendini bağlıyor. Benim yeğenlerim var. Onlara şunu diyorum; “Benimle ilgili iltifat alırsanız şımarmayın, tenkit alırsanız kavga etmeyin!”

* Sezen Aksu tekkesine girmeden ayakta kalan tek kişisiniz galiba!
Doğru denebilir. Sezen Aksu ile hiç öyle bir ilişkimiz olmadı. İki sene önce eski bir şarkısını seslendirmek istedim. Fakat kendisine direkt ulaşamadım. Ulaşanlar da nasıl ulaşıyor çok merak ediyorum. Timur Selçuk hocamdı, onun dışında yanımda büyük bir müzisyen olmadı. Ama Sezen’in o bir şarkısı hala aklımda, yine gideceğim kapısına ve o bariyeri aşacağım.

* Hande Yener’in “Barlarda şarkı söylemeyeceğim” sözü geçerliliğini yitirdi. Hiçbir yerde söylemeyecek o zaman. Onun istediği yerler artık yok. Bence barlarda söylemek zorunda.

* İnsanların aile dramlarını anlatmasını anlamıyorum, benim bir dramım olsaydı ve bunu toplumla paylaşsaydım, üzüntümün hafiflemesine ne faydası olacaktı?

* Polemiğe giren sanatçıların kendisi popüler oluyor kesinlikle şarkıları değil!

* Bir dönem biz sanatçılar çok yüksek paralar alarak mekanları batırdık, mekan sahipleri de buna izin verdi.

* Arkadaşlarım, işin devamlılığını istiyorsa cironun dörtte birinden fazlasını almamalı. Biz eskiden yarısından fazlasını aldık, canlı müzik eğlence sektörü çöktü.

* Kendime göre iki kuralım var; dekoru kötü olan ve sahnesi çok geç açılan yerlerde olmak istemiyorum.

(Röportaj:Bülent İpek-SABAH)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s