Rüzgarı Beklerken

90’lı yıllarda ulusal finallerde yarıştığı birbirinden güzel şarkılarla Eurovision takipçilerinin yakından tanıdığı, Türk popunda tüm zamanların en iyi 100 şarkısından biri olan “Gemiler”in bestecisi olarak da tanınan Ercüment Vural, 1994 yılında yayınladığı ilk albümünden yıllar sonra 2. albümü Rüzgarı Beklerken ile müzikmarketlerde.

Türk pop müziğinin Rüyalar, Son Sigara, Gemiler vb. pekçok sevilen şarkısının sahibi başarılı söz yazarı, besteci, aranjör ve yorumcu Ercüment Vural’ın, 1994 yılındaki Rüyalar adlı albümünden sonra çıkardığı 2. solo albümü “Rüzgârı Beklerken” Mess Production etiketiyle müzik marketlerde yerini aldı. Farklı müzik türleri üzerine uzun yıllardır yaptığı çalışmalardan oluşan müzikal birikimin ve 3 yıllık emeğin sonucu olan bu albümde yer alan bütün şarkıların söz ve bestesi Ercüment Vural’a ait. Yepyeni bir sounda sahip olan albümde, canlı enstrümanlar ise Türkiye’nin en başarılı müzisyenleri tarafından çalındı. (Genco Arı, Eylem Pelit, Serhan Yasdıman, Gündem Grubu…) Yaşadığı ve biriktirdiği duyguları şarkı sözlerine açık ve samimi bir şekilde aktaran sanatçı, 11 yıl önce bestelediği “Son Öpüş” adlı şarkısını da, bu albüm için söz yazarak kullandı.

Bir başkadır benim 80’lerim

Benzerlerinden çok farklı bir 80’ler albümü müzikmarketlerde yerini aldı. SONY BMG ve Artist Music işbirliği ile hazırlanan albümde daha önce Türkiye’de hiç yayınlanmamış pek çok şarkının yanı sıra, 80’li yıllarda sadece Türkiye’de meşhur olmuş hitler yer alıyor. İsrail’in fırtına gibi estiği, genç yaşına rağmen Nicole’un, Almanya’ya birinciliği kazandırdığı Eurovision şarkı yarışmalarının aranan şarkıları, 80’ler gençliğinin o dönemki ikonlarından Prenses Stephanie ve belki de en güzel sürpriz olarak, Dallas, Kara Şimşek, Bonanza, Pembe Panter, MacGyver ve Airwolf gibi 80’li yıllarda ülkemizde çok sevilen televizyon dizilerinin jenerik müzikleri de bu albümde ilk defa bir arada. İşte albümdeki ağır toplar ve 80’lerin vazgeçilmezleri; Together We’re Strong ile Mireille Mathieu, Hora ile Avi Toledano, When The Rain Begins To Fall ile Jermaine Jackson & Pia Zadora, L’italiano ile Toto Cutugno ve ülkemizde çok sevilen Ouragan ile dönemin Monaco Prensesi Stephanie.

Dilin kemiği gerçekten yokmuş

Geçtiğimiz hafta Bodrum konserinde tempo tutmayan izleyicilere, “Diyarbakır’dan mı geldiniz, dağdan mı? Moron moron bakıyorsunuz” diye ‘takılan’ şarkıcı Demet Akalın, Diyarbakırlılara kendisini nasıl affettireceğini bilemiyor. Basın toplantısı düzenleyerek kendisine tepki gösteren Diyarbakırlılar’dan özür dileyen Demet, “Bu sadece Diryarbakır’dan gelen arkadaşlarımızla aramızda bir espriydi. Yemekte başladı konserde de sürdü. Yanlış anlaşıldım” dedi. 15 gün içinde Diyarbakır’a gidip halktan yeniden özür dileyeceğini, belki bir konser verip bir de okul yaptıracağını açıklayan Akalın, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

‘ÖZÜR DİLERİM’
Popçuya önce bu sözleri eski eşi ve sevgilisi Oğuz Kayhan’ın nasıl karşıladığını sorduk. “O beni çok iyi bilir. Nasıl iyi niyetli olduğumu, bile bile kimsenin kalbini kırmayacağımı bilir. İstemeden kırdıysam insanların hemen gönlünü alırım. Çocukluk arkadaşlarım da bunu çok iyi bilirler. Oyun oynarken birini kırsam gönlünü almadan eve gitmezdim. İçim rahat etmezdi. Yine söylüyorum, Diyarbakırlılar’dan çok özür diliyorum” yanıtını verdi. Diyarbakır’da daha önce üç kez konser verdiğini, mankenlik döneminde defileye çıktığını hatırlatan Akalın, Diyarbakırlı birçok arkadaşı ile birbirlerinin evine gidip geldiklerini, konserde de onlardan bazılarıyla şakalaşırken işin renginin değiştiğini anlattı. Demet Akalın, “Onlar sözlerim için bana küsmediler. Biliyorlar ki şakalaşıyorduk. Ama bundan sonra şakalarıma dikkat edeceğim. Dilin kemiği yok gerçekten, dikkatli olmak lazımmış. Bir kere daha anladım” diye konuştu.

Nazan Öncel’den yeni şarkı

Nazan Öncel bir yıldır üzerinde çalıştığı ve prodüktörlüğünü kendisi yaptığı Janti’nin albümünü tamamladı. Sözlerini Nazan Öncel’in yazdığı , bestesi Janti’ye ait olan albümün çıkış şarkısı “Tuttum Bırakmam”ı Nazan Öncel kendisi yorumladı. Sempatik ve tipik bir Nazan Öncel şarkısı olan “Tuttum Bırakmam” daha ilk gün radyoların ilgisini çekerken Nazan Öncel de Janti projesi için şunları söyledi : “Janti’nin kumlu sesinin farklı yorumunu ,insanlar sevecek ve müzik dünyası onun müziğini ayrı bir yere koyacak” Prodüktörlüğünü Nazan Öncel’in üstlendiği JANTİ albümü Seyhan Müzik etiketi ile müzik marketlere sunulacak.

Yaz boyunca konser konser gezecek

Sezen Aksu, “Bu sene durmak yok. Çok konser vererek sevenlerimle buluşacağım” dedi ve hemen harekete geçti. 5 Haziran’da ‘Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’ yararına sahneye çıkacak olan ‘Minik Serçe’, Notre Dame de Sion Lisesi’ndeki piyano resilatinde iki şarkı seslendirecek. Ünlü sanatçı, 6 Haziran’da ise ‘Bahçeşehir Performans’ etkinliklerinin açılışını yapacak.

BEYLİKDÜZÜ’NDE SÖYLEYECEK
Aksu, 1 Temmuz’da ise Beylikdüzü’nde halk konseri verecek. Beylikdüzü Belediyesi ‘4. Yeşil Vadi Kültür ve Sanat Festivali’ kapsamında, sahneye çıkacak olan Sezen Aksu “Şarkı söylemek lazım ve ben bu yazı sevenlerime şarkı söyleyerek geçireceğim” diyor. ‘Minik Serçe’nin 1 Temmuz’daki konseri ücretsiz olarak izlenecek.

Adana’yı bir de Gülşen ısıttı!

Seksi şarkıcı Gülşen, Adana’yı coşturdu. TRTde yayınlanan ‘Şenlik Var’ programının konuğu olarak Adana’ya giden şarkıcı; Merkez Park’ta kurulan sahnede, Seyhan Nehri ve Sabancı Merkez Camii manzaralı bir konser verdi.YARIŞMA YAPTILAR Aşırı sıcak havaya rağmen Gülşen’i yakından görmek isteyen binlerce Adanalı, Merkez Park’a akın etti. Adanalılar sıcak havaya rağmen hareketli bir performans sergileyen seksi popçuya her şarkısında eşlik etti. ‘Şenlik Var’ programında ‘Adana’yı kim en iyi tanıtacak?’ konulu yarışmaya katılanlar ilginç gösteriler sergiledi.

Kendimi ispat değil hizmet için yaptım

Funda Arar, kendisinden yıllardır beklenen Türk Sanat Müziği albümünü sonunda çıkardı. İTÜ Konservatuvar’da Türk Müziği eğitimi alan, ancak pop-rock tarzındaki albümleriyle tanınan Arar, ‘Rüya’ adını taşıyan son albümüyle okulda öğrendiklerini dinleyicilerine ulaştırıyor. Arar; yeni albümünü, yeni imajını ve evliliğini anlattı…

* Yola ilk çıktığım günden beri aklımda Türk müziği albümü yapmak vardı. Bu benim rüyamdı, o yüzden albümün ismini ‘Rüya’ koydum. Aslında televizyonda Türk müziği şarkıları söylememden dolayı oluşan talebe cevap verdik.
* Bu benim eğitimini aldığım bir müzik tarzı. Bu albümü kendimi ispat için değil, hizmet için yaptım. Büyük bir iddia olmasın ama Türk Müziği sevenlerin, popüler olmuş bir şarkıcıdan, sevdiği şarkıları dinleyebileceği bir albüm oldu. Hem de Türk müziğini popüler yapmak adına bir albüm olsun istedik. Çok acı ama maalesef kendi müziğimizi popüler yapmak gibi bir ihtiyaç var.
YANLIŞLARIM OLDU
* Bu işin farklı ayakları var. Her şey masanın birer ayağı. İlk başta sesin de dış görünüşün de önemi var. Kainat güzeli olmanıza gerek yok belki ama elinize yüzünüze bakılır olması gerekiyor. Bu işin bir vitrini var. Benim bu anlamda yanlışlarım oldu ama bu albümde kendimi profesyonel ellere teslim ettim.
* Önceden beni sokakta görenler hep ‘Ne kadar gençmişsiniz’, ‘Böyle daha güzelsiniz’ gibi laflar ediyorlardı. Demek ki bir yerlerde yanlış yapıyordum. İnsan her şeyi kendisi bilemez. Esra Başıbüyük yaptı bu abümdeki styling’imi. Benim gösteremediğim Funda Arar’ı o bulup keşfetti.
* Benim de görmek istemediğim eski fotoğraflarım, görüntülerim var. Sonradan kendinizi gördüğünüzde ‘Bu nasıl bir saç, bu nasıl görüntü’ diyorsunuz. Yenilenmek gerekiyor. Bu sizde var olanı çıkarmaktır.
* Türk Müziği albümü yaptım diye ağır, pullu tuvaletlerle çıkmam gerekmiyordu. Ama bir yandan da Türk Müziği’nin o naif duruşunu da vermemiz gerekiyordu. Bence fotoğraflarda bunu başardık. Türk Müziği dinlemeyip de beni dinleyenler, beğenenler bu sayede bu müziği de dinleyecekler, bu müzik tarzına aşık olacaklar belki…
SÖYLEMEYE ÇALIŞTIM
* Bir ara ‘Bu şarkıları söylemek her babayiğidin harcı değildir’ diye bir laf ağzımdan çıktı ama bunun devamında ‘Benim de harcım değildir’ vardı, o kısmı duyulmadı. Bu şarkıları zaten ustalar öyle yorumlamışlar ki, bunları tekrar yorumlamak her babayiğidin harcı değil. Bunlara ben de dahilim. Ben zaten okudum demiyorum, okumaya çalıştım diyorum. Bunca zamandır Müzeyyen Senar’lar, Behiye Aksoy’lar, Zeki Müren’ler, İnci Çayırlı’lar okurken, biz söylemeye çalışırız ancak. Kimse de okudum demesin.