Kendimi ispat değil hizmet için yaptım

Funda Arar, kendisinden yıllardır beklenen Türk Sanat Müziği albümünü sonunda çıkardı. İTÜ Konservatuvar’da Türk Müziği eğitimi alan, ancak pop-rock tarzındaki albümleriyle tanınan Arar, ‘Rüya’ adını taşıyan son albümüyle okulda öğrendiklerini dinleyicilerine ulaştırıyor. Arar; yeni albümünü, yeni imajını ve evliliğini anlattı…

* Yola ilk çıktığım günden beri aklımda Türk müziği albümü yapmak vardı. Bu benim rüyamdı, o yüzden albümün ismini ‘Rüya’ koydum. Aslında televizyonda Türk müziği şarkıları söylememden dolayı oluşan talebe cevap verdik.
* Bu benim eğitimini aldığım bir müzik tarzı. Bu albümü kendimi ispat için değil, hizmet için yaptım. Büyük bir iddia olmasın ama Türk Müziği sevenlerin, popüler olmuş bir şarkıcıdan, sevdiği şarkıları dinleyebileceği bir albüm oldu. Hem de Türk müziğini popüler yapmak adına bir albüm olsun istedik. Çok acı ama maalesef kendi müziğimizi popüler yapmak gibi bir ihtiyaç var.
YANLIŞLARIM OLDU
* Bu işin farklı ayakları var. Her şey masanın birer ayağı. İlk başta sesin de dış görünüşün de önemi var. Kainat güzeli olmanıza gerek yok belki ama elinize yüzünüze bakılır olması gerekiyor. Bu işin bir vitrini var. Benim bu anlamda yanlışlarım oldu ama bu albümde kendimi profesyonel ellere teslim ettim.
* Önceden beni sokakta görenler hep ‘Ne kadar gençmişsiniz’, ‘Böyle daha güzelsiniz’ gibi laflar ediyorlardı. Demek ki bir yerlerde yanlış yapıyordum. İnsan her şeyi kendisi bilemez. Esra Başıbüyük yaptı bu abümdeki styling’imi. Benim gösteremediğim Funda Arar’ı o bulup keşfetti.
* Benim de görmek istemediğim eski fotoğraflarım, görüntülerim var. Sonradan kendinizi gördüğünüzde ‘Bu nasıl bir saç, bu nasıl görüntü’ diyorsunuz. Yenilenmek gerekiyor. Bu sizde var olanı çıkarmaktır.
* Türk Müziği albümü yaptım diye ağır, pullu tuvaletlerle çıkmam gerekmiyordu. Ama bir yandan da Türk Müziği’nin o naif duruşunu da vermemiz gerekiyordu. Bence fotoğraflarda bunu başardık. Türk Müziği dinlemeyip de beni dinleyenler, beğenenler bu sayede bu müziği de dinleyecekler, bu müzik tarzına aşık olacaklar belki…
SÖYLEMEYE ÇALIŞTIM
* Bir ara ‘Bu şarkıları söylemek her babayiğidin harcı değildir’ diye bir laf ağzımdan çıktı ama bunun devamında ‘Benim de harcım değildir’ vardı, o kısmı duyulmadı. Bu şarkıları zaten ustalar öyle yorumlamışlar ki, bunları tekrar yorumlamak her babayiğidin harcı değil. Bunlara ben de dahilim. Ben zaten okudum demiyorum, okumaya çalıştım diyorum. Bunca zamandır Müzeyyen Senar’lar, Behiye Aksoy’lar, Zeki Müren’ler, İnci Çayırlı’lar okurken, biz söylemeye çalışırız ancak. Kimse de okudum demesin.

Bilan eşcinsel mi tartışması

53. Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanan Rus sanatçı Dima Bilan’ın eşcinsel olduğu söylentileri doruğa çıktı. İddialar üzerine açıklama yapan Dima Bilan’ın menajeri Yaan Rudkovskaya, “Dima hakkında söylenenler iftira ve hakaretten başka bir şey değil” dedi.Dedikoduların, Eurovision yarışması Rusya elemeleri sırasında rakip sanatçı olan Nora Adam tarafından üretildiğini öne süren Rudkovskaya, “Rusya’yı temsil etmek isteyen genç şarkıcı, elemelerde mikrofonu elinden düşürünce şansını kaybetti. Beceriksizliğini gururuna yediremeyen bu sanatçı ‘Zaten herşey önceden belirlenmiş. Elemelerde karar verici ses ve müzik değil, para ve cinsiyet eğilimleri çok daha önemli’ sözleriyle Dima Bilan’ı gay kategorisine dahil etti. Bu iddia tamamen asılsız. Bilan yakında fotomodel Lena Kulitkoy ile evlenmeyi bile düşünüyor” açıklamasını yaptı. Dima Bilan, 2006 yılında Yunanistan‘da yapılan Eurovision yarışmasında da ülkesini temsil etmiş, ikinci olmuştu. Sonrasında para kazanmak için gay dergilerine soyunmayı kabul eden Dima Bilan, bu nedenle de ‘eşcinsel’ damgasını yemişti.

Volare’nin 50’nci yılı

Domenico Modugno’nun en az kendisi kadar ünlü şarkısı “Volare”nin 50. yılı İstanbul‘da Cavaliere sanat şovalyesi Sezen Cumhur Önal’ın da katıldığı bir etkinlikte kutlandı. İtalya devleti, bütün dünyada San Remo Şampiyonu Domenico Modugno’yu anıyor. 1958 yılında “Volare”yle çıkış yapan, 1959’da “Cha Cha Bambino”, 1962’de “Addio Addio”, 1966’da “Dio Come Ti Amo” şarkılarıyla San Remo
tahtına oturan ünlü sanatçı, İstanbul‘da da İtalyan Kültür Evi’nde yapılan etkinliklerle anıldı. İtalyan Kültür Enstitüsü’nde açılan fotoğraf sergisinde Enstitü Müdürü Attilio de Gasperis, Domenico Modugno’nun başarılarını anlatan bir konuşma yaptı. İtalya Cumhurbaşkanı Carlo Azeglio Ciampi tarafından Ordine della Stella della Soliderieta nişanı ve Cavaliere sanat şovalyesi ile onurlandırılan Sezen Cumhur Önal’ın da katıldığı resim sergisinde Önal’ın İtalyan sanatçılarla yapmış olduğu çalışmalara ait bir resimler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergi, Türkiye’ye gelen Domenico Modugno’nun eşi Franca Modugno tarafından açıldı. Franca Modugno ve Sezen Cumhur Önal müziklerle süslenen bu gecede iki ulusun mutluluğu için kadeh kaldırdılar.

Erzurum’da Rock coşkusu

Şebnem Ferah ile Hayko Cepkin Atatürk Üniversitesi’nde yaklaşık 10 bin öğrenciyi Rock parçalarıyla coşturdu. Koç Holding’in gençlerin gelişim ve yaşamlarını zenginleştirmelerine katkıda bulunmak amacıyla 2006 yılında başlattığı üniversiteler festivali KOÇFEST, 2008 yılı programı kapsamında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde de yapıldı. Gece hava sıcaklığının 2 dereceye kadar düştüğü Erzurum’da Şebnem Ferah ve Hayko Cepkin’in şarkılarıyla ısınan gençler, final sınavları öncesi stres attı. Atatürk Üniversitesi Kampusu’nde Atatürk Gençlik ve Bilim Anıtı önünde yaklaşık 4 saat süren konserde Hayko Cepkin’in rock parçaları eşliğinde eğlenen öğrenciler, daha sonra sahneye çıkan Şebnam Ferah ile coştu. Pazartesi günü saat 20.00’de başlayan ve geceyarısına kadar süren etkinliği türbanlarıyla izleyen öğrenciler, en az diğer arkadaşları kadar eğlendi.