Karagün dostu Ercan’a da çalım atacak!

Erol Köse’nin müzik şirketinden ayrılmak için Ercan Saatçi’yle anlaşan Gülşen, Sabah gazetesine göre yine yeni bir müzik şirketi arayışında…Saatçi’yle iki albümlük anlaşma imzalayan ancak bir albüm çıkartan şarkıcının yakın çevresi, “Ercan Saatçi, zor gününde onun yanındaydı. Gülşen nankörlük yapıyor, Ercan’ın arkasından iş çeviriyor. Başka şirketlerle görüşüyor” diyor.

YARDIM ETTİM
Ercan Saatçi ise bu konuyla ilgili şunları söyledi: “Ben de başkalarıyla görüştüğünü duyuyorum. Günahı boynuna. O zor durumdaydı, ben de yanında oldum. Gülşen’e albüm yapmam tamamen ticaret dışı bir şeydi. Eşimin isteğiyle yaptım. Beni basamak olarak kullanıp, o süreci atlatınca da yokmuşum gibi davranana ‘eyvallah’ demem. Kendimi böyle kullandırmam…”

Reklamlar

Avrupa’ya Türk müziği çıkarması

Müzik ve eğlence dünyasını Berlin’de bir araya getiren ‘Popkomm’ festivalinin bu yılki onur konuğu Türkiye olacak. Festivale katılan 57 ülke kültür mozaiğini yansıtan sanatçılarımızın müziğiyle coşacak.

Kültür Bakanlığı ve müzik sektöründeki meslek birlikleri, Berlin’de bu yıl beşincisi düzenlenecek ‘Popkomm Müzik Festivali’ için harekete geçti. Her yıl bir ülkeyi ağırlayan festivalin bu yılki onur konuğu Türkiye olacak. Meslek birlikleri 8-10 ekim tarihli festival kapsamında MFÖ, Athena, Moğollar, Deniz Seki, Yaşar, Hüsnü Şenlendirici (Taksim Trio), Arif Sağ, Sabahat Akkiraz ve Halil Karaduman’ı Berlin’e götürecek. Sanatçılar festivalde konserler vererek Türkiye’deki müziği Avrupa’ya tanıtmaya çalışacak.

Zeynep Mansur’un ‘Ucuz Marilyn’leri

Marilyn Monroe tadında fotoğraflar çektiren şarkıcı Zeynep Mansur kendisinin kaliteli durduğunu söyledi; daha önce bu kılığa girenleri ‘ucuz’ diye tanımladı..Gold İstanbul dergisi için Hollywood’un efsane sarışını Marilyn Monroe kılığına giren şarkıcı Zeynep Mansur’un “En kaliteli Marilyn Monroe ben oldum” sözleri dikkat çekti.

HEDEF KİM?
Mansur sözlerine şöyle devam etti: “Marilyn Monroe’nun birçok ucuz benzeri oldu. Ucuz projelerde, komik peruklarla Marilyn’e benzetilmeye çalışılanlar oldu. Daha önce bu kadar kaliteli bir çalışma hiç yapılmamıştı…” Mansur’un bu açıklamasının ardından gözler bugüne kadar Monroe kılığına giren Seda Sayan, Berna Öztürk, Şebnem Dönmez ve Ebru Şallı gibi isimlere çevrildi.

Minogue’un içeceği Türkiye’de!

Adana’da bir girişimci, ABD’de bulunduğu sırada izlediği televizyon programında Kylie Minogue’un göğüs kanseriyle mücadele ederken guava suyu içtiğini söylemesinden ilham alarak, guava suyunu Türk tüketicisinin beğenisine sundu. Girişimci Serdar Emirler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Adana’nın İncirlik beldesinde telekomünikasyon alanında çalıştığını fakat ABD’nin 2001 yılı sonrası beldede asker sayısını azaltması nedeniyle işinin bitme noktasına gelmesiyle alternatif iş arayışına girdiğini belirtti.

Emirler, bu arayış çerçevesinde gittiği ABD’de izlediği programda Kylie Minogue’un ”kanserle mücadele ettiğim süre içinde tedavime ek olarak düzenli şekilde guava suyu da içtim” sözünün ilham olması sonucu Tayland’da guava suyunu üreten firmayla irtibata geçerek, ürünün Ortadoğu temsilciliğini aldığını kaydetti.

Guava suyunun, zengin likopen içeriği sayesinde vücudun antioksidan ihtiyacını karşılayarak, yıpranan dokuların yenilemesinde elma ve portakala göre daha fazla katkı sağlayan bir ürün olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: ”Guava ebat olarak armut büyüklüğünde, zengin likopen değeri olan tropikal bir meyve. Güney yarım kürede yetişen bu meyve, A vitamini açısından elmayla karşılaştırıldığında 1,5 kat, C vitamini açısından da portakalla karşılaştırıldığında 5 kat daha fazla vitamin içeriyor. Papaya meyvesine göre ise 2 kat daha fazla likopen içerdiği için zengin antioksidan deposu.” İthal edilen 280 mililitrelik bir şişede yaklaşık 4 adet guava meyvesinin suyunun olduğunu kaydeden Emirler, ”bilim adamları yeterli düzeyde antioksidan alınmaması durumunda kanser hastalıklarının görülme riskinin artırdığı belirtiyorlar. Guava suyunun her gün düzenli şekilde tüketilmesi antioksidan alınmasına katkı sağlayacak” dedi.

“FAYDALARI NEDENİYLE İTHAL ETTİM”
Guava suyunun dünya genelinde yoğun ilgi gören bir ürün olduğunu belirten Emirler, ürünü ithal edebilmek için 2007 yılı ocak ayında üretici firmayla bağlantıya geçmesine rağmen 6 ay sonrasına randevu alabildiğini ve kısa süre önce ithalata başlayabildiğini ifade etti. Emirler, ”guava suyu dünya genelinde çok ilgi gördüğünden firmadan bayilik almak için uzun süre beklemek gerekiyor. Ayrıca ürünün yetişmesi de uzun zaman alıyor. Bu nedenle firma başlangıçta fazla ürün vermiyor. Fakat ürünün faydaları nedeniyle uzun süre beklemeyi göze aldım ve guava suyunu tüketicilerin beğenisine sundum” dedi. Üretici firmanın aldığı yoğun talep nedeniyle kendisine başlangıç olarak sadece bir konteyner ürün verebildiğini kaydeden Emirler, ürünün tanıtım fiyatını 3 YTL olarak belirlediğini kaydetti.