Arşivlik albümler popüler müziğin tahtını sallıyor!

Anadolu’daki kültürlerin müziklerini orijinal seslerinden duyurmak ve eski sanatçıların eserlerini yeni nesillere tanıtmak amacıyla piyasaya sürülen ‘arşivlik albümler’, büyük ilgi görüyor. Neyzen Tevfik’in ‘Hiç’in Azab-ı Mukaddes’i’ ve Seyyan Hanım’ın ‘Tangolar’ adlı albümleri 50 binlik satışlarıyla dikkat çekiyor. Birçok popüler albümün satış grafiğinin bu rakamın altında kalması akıllara, ‘Popüler müzik popülaritesini arşivlik albümler karşısında koruyamıyor mu?’ sorusunu getiriyor. Bu sorunun cevabını Sabah gazetesine Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık ve Odeon’un proje koordinatörü Zeynep Göktürk verdi:

HASAN SALTIK
1- Müzik sektörünün daha evvel yapmadığı bir şeyler yapmak, alternatif bir şekilde Anadolu’daki farklı kültürlerin müziklerini orijinal seslerinden duyurmak ve bunları gelecek kuşaklara aktarmak adına bu çalışmalara başladık. İlk zamanlarda bu çalışmaları, popüler işlerden gelen parayla finanse ediyorduk. Ancak sonra bu işler popülerleştikçe, bize maddi sıkıntı yaratmamaya başladı. En azından kendilerini finanse eder hale geldiler. Bu çalışmalar aynı zamanda Kalan Müzik’e ciddi prestij kazandırdı.
2- Diğer firmalara nazaran bizdeki kayıp daha az. Bizim albümlerimizdeki içerik, piyasadaki diğer albümlerden farklı olduğu için insanlar bu albümleri orijinal haliyle almak istiyor. Bizim çalışmalarımıza karşı sahip olma duygusu farklı. Bu açıdan korsandan daha az etkileniyoruz mesela.

NEYZEN TEVFİK ZİRVEDE!
3- Kalan Müzik tarafından, bugüne kadar 550’nin üzerinde albüm yayımlandı. Bunların hepsi bizim kendi prodüksiyonlarımız… Bu albümleri hazırlarken onbinlerce kayıt elimize geçti. Bunlar çeşitli arşivlerde korunuyor. İçlerinde, hala yayınlanmayı bekleyen pek çok değerli kayıt var.
4- Neyzen Tevfik’in ‘Hiç’in Azabı Mukaddes’i’ ve Seyyan Hanım’ın ‘Tangolar’ albümleri 50 binlik satış rakamını aşmış durumda, Bu rakamlar, günümüzde bazı popüler sanatçıların bile ulaşamadığı rakamlar.
5- Sanat müziği biraz daha ağırlıklı.
6- Kalan Müzik’in oldukça geniş bir kataloğu olduğu için hem şehirlerde, hem de taşrada ilgi görüyor. Ayrıca, yurtdışında da ilgiyle izleniyoruz.
7- Dünyada da genel durum böyle. Bazı eski kayıtların orijinal haliyle daha çok satmasının yanı sıra; Avrupa ve Amerika’da da tıpkı Türkiye’deki gibi eski şarkıların yeniden düzenlenmiş halleri, yeni albümlerden daha çok satıyor. Bu; müzik piyasasındaki tıkanmanın ve piyasaya yeni ürünler çıkmamasının da bir nedeni.
8- Bu konuda koleksiyoncular var. Özel koleksiyoncuların yanı sıra, devlet kurumları da bunlara sahip. Ayrıca 1960’lı yıllardan itibaren Avrupa’ya gidenlerin, o dönemlerde Türkiye’ye gelirken yanlarında getirdikleri teyplerle kaydettikleri onlarca arşivlik kayıt, bugün için ciddi arşivsel malzeme içeriyor. Biz, bunlardan da çok yararlandık.
9- Şevval Sam’ın ‘Karadeniz’i, Fuat Saka’nın ‘Lazutlar 2008’i ve ‘Elveda Rumeli/Dizi Müzikleri’ son dönemde yayımladığımız albümler. Beşiktaş’ın Çarşı grubu taraftarını anlatan ‘Asi Ruh’ belgeseli de hem DVD, hem de müzik CD’si olarak piyasaya sunuldu.

FAST-FOOD ARTTI
10- Eskiden dar olanaklara ve teknik eksiklikler vardı. Ama bunlara rağmen o dönemlerde yapılan kayıtlar daha içtendi. Çoğu kayıtta daha iyi performans vardı. Hatta şarkılar da daha kaliteliydi. Ne yazık ki günümüzde çoğunun kalıcı özelliği yok. Çoğu; ‘fast food’ türünde.
11- Müzik sektöründeki cesarete ve iyi prodüktörlerle, iyi müzisyenlere bağlı. Ama genel olarak albüm yapmak artık eskisi kadar kolay değil. Bugün bile, pek çok sanatçı kendi albümlerini kendileri finanse ediyor.
1- İlk yıllarda da şimdi de hedefimiz, elimizdeki birbirinden değerli sanatçılarımızın güzel eserlerinin unutulup gitmesine engel olmak. Bu eserleri yeni nesile tanıtmak ve o günlerin duygularını bugünlere taşımak. Bu hedefimize ulaşmak, bizi çok mutlu ediyor. Her gün değişik yaş grupları, değişik kesimlerden mail’ler alıyoruz. Bazen henüz 14-15 yaşlarında olan arkadaşlarımız bize teşekkür mail’- leri atıyor. Bu; bizi hem çok mutlu ediyor, hem de şaşırtıyor.
2- Diğer albümler bundan ne kadar etkilendiyse, biz de onlar kadar etkilendik.
3- 34 adetlik klasik müzik serimizin dışında, 30’un üzerinde albümümüz var.

NİLÜFER ÇOK SATIYOR
4- Tanju Okan’ın albümleri, ‘Bak Bir Varmış Bir Yokmuş’ serisi, ‘Evvel Zaman İçinde’ albümleri ve Nilüfer’in eski albümleri.
5- Türk Sanat Müziği ve Türk Pop Müziği daha çok satıyor.

ZEYNEP GÖKTÜRK
6- Türkiye’nin hemen her yerinden yoğun ilgi var.
7- Günümüzde yapılan albümlerde de çok güzel şarkılar var ama daha önceden bilinen ve aşina olunan şarkılar, daha çabuk benimseniyor.
8- Elimizde bantlar ve plaklar mevcut. Bunlar için de; sağolsunlar arşivci dostlarımız her zaman yardımcı oluyorlar. Bu kayıtlar bugünün teknikleriyle dijital mastering yapılarak temizleniyor ve dinlediğiniz hale getiriliyor. Bizim yaptığımız sadece temizlik. Yani sadece olan çıtırtıları ve benzeri şeyleri temizliyoruz. Bunun dışında bir değişiklik yapılmıyor.
9- En son Perihan Altındağ Sözeri’nin ve Müzeyyen Senar’ın albümleri müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Eylül ayında ‘Evvel Zaman İçinde 3’ ve Dario Moreno albümleri raflardaki yerlerini alacak. Sonra, Aliye Akkılıç ve Fatma Türkan Yamacı albümü gibi çok önemli sürpriz albümlerimiz olacak.

DUYGULAR ÇOK FARKLI!
10- Her dönem, kendini müziğine yansıtır. Şimdi teknoloji çağındayız ve bu; müziği de etkiliyor. Bu çok doğal, böyle de olmalı. Teknolojiyi yok sayamayız. Her dönemin duyguları başka, bunu pek çok şey etkiliyor. Hayatın geneli aslında. 1960’ların ya da 1930’ların duygularını bugün hissetmeyi beklemek, yanlış olur. Teknik olarak her gün bir öncekinden daha ilerideyiz ama duygu olarak da öyle miyiz? Bu; bambaşka bir konu.
11- Bu konuda eminim müzik adamları çok daha doğru şeyler söyler. Ama bana göre her dönem olduğu gibi yapılan kötülerin yanında, pek çok güzel eser de var. Sonraki yıllarda kötüler elenecek ve iyiler kalacak. Ama bir ‘Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahım?’ ya da ‘Makber’ bir daha yapılabilir mi bilmiyorum.

Kalan Müzik TRT ile bir anlaşma yaptı. TRT arşivindeki ses ve görüntü kayıtları artık piyasaya sunulabilecek. Nasıl oluştu bu proje?
Hasan Saltık: TRT’nin Genel Müdürü İbrahim Şahin, çalışmalarımızı takip ettiklerini söyledi ve bize teklifte bulundu. Etno müzikologlardan araştırmacılara kadar özel bir ekip kurduk. TRT, daha çok halk müziği ve klasik Türk müziği arşivine hakim. Hiç fotoğrafı bulunmayan ozanların ve Klasik Türk Müziği üstatlarının görüntüleri de var.

Bu çalışmalar ne zaman raflardaki yerini alacak?
H.S.:
Cumhuriyet dönemi Türk marşlarını anlam ve önemine çok uygun olacağı için 29 Ekim’de çıkarmayı düşünüyoruz. Daha sonra da aşıklar, ozanlar ve Klasik Türk Müziği ustalarının eserleri çıkacak. Özellikle Zeki Müren’le ilgili TRT’de çok iyi bir belgesel yapılacak kadar fazla görüntü ve ses kaydı bulunuyor.

Ticari bir amaç yok değil mi bu işin içinde? Aksine, daha çok geçmişe ve eski değerlere saygı var…

Zeynep Göktürk:
Tabii ki birinci öncelik; Türk müzik tarihine ve müzikseverlere hizmet… Amacımız bu değerlere saygı. göstermek. Bu nedenle arşivimizi gün ışığına çıkarıyoruz. Ticari amaç güdüldüğü söylenemez ama arşivimizdeki tüm eserleri çıkarabilmek için bizim de birtakım ticari kaygılarımız var elbette.

Bu kayıtların araştırılması, bulunması, tekrar kaydedilmesi sırasında yaşadığınız nostaljik, duygusal veya komik bir olay var mı?
Z.G.: Pek çok anı var ama hemen aklıma gelenlerden birini anlatayım. Bir keresinde kayıtlarımızda görünen ama kendini bulamadığımız bir plağı her yerde arayıp, tüm arşivcileri ve sahafları araştırıp; sonra duvarda çerçevelenmiş olarak bulmuştuk.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s