Nil Burak bu Pazar Tamba Tumba’da

Nil Burak, 30 Kasim 2008 Pazar aksami Radyo Mega’da Tamba Tumba’nin canli yayin konugu oluyor.

Issiz Adam filmindeki “Yalnizim Ben” sarkisiyla yeniden muzikseverlerin gonlune yerlesen Nil Burak, muzik yasamindan cok ozel anektodları, “Birisine Birisine”, “Tatli tatli”, “Sen de Basini Alip Gitme” gibi dunden bugüne en sevilen sarkilari, bu yilin basinda yayinladigi yepyeni albumu ve Issiz Adam filmiyle ilgili carpici aciklamalariyla bu Pazar Olcay Tanberken’le Tamba Tumba’da!

Yillar sonra Avrupa Yakasi’nda yeralan ve cok sevilen Nil Burak sarkisi “Olmaz Olmaz Deme Hic”in ILK KEZ yayinlanacak AVRUPA YAKASI OZEL REMIX’i de ilk kez ve sadece bu programda!

Olcay Tanberken’le Tamba Tumba, her Pazar 21’de Turkiye’nin Mega’si Radyo Mega’da! (www.radyomega.fm)

Reklamlar

Sertab: “Eurovision’da bir ‘Hadise’ olabilir”

Saba Tümer’in programına katılan 2003 Eurovision birincisi Sertab Erener, bu yılki yarışmada Türkiye’ye temsil edecek Hadise’nin “bir hadise yaratabileceğini” söyledi. Erener, Avrupa’da yaşamış ve orayı iyi bilen biri diye tanımladığı Hadise için, iyi bir şarkıyla şansının yüksek olacağını söyledi.

Çocuk meselesi
Demir Demirkan’la birlikte çoçuk yapmama kararı alan Erener, “Bu kararı birlikte verdik. Yeterince çocuk var zaten. Bu kendini devam ettirme ihtiyacından gelen hormonal fırtınanın farkına varıp bilinçli anne babalara ihtiyaç var” dedi.

Uzay’ın ayak izleri

Uzay Heparı anısına yapılan “Uzay Heparı Sonsuza” adlı albüm, aralık ayının ilk haftası müzik marketlerde yerini alacak. Albümün kapak çalışmasındaki tema olarak ‘sonsuzluk’ hissi veren beyaz renk seçildi. Albüm kapağında ise Uzay Heparı’nın oğlu Kanat’ın daha 74 günlükken alınan ayak izleri var.

Müzikten vazgeçmem söz konusu değil

hpim4334123 Kasım Pazar akşamı Radyo Mega’da Olcay Tanberken’le Tamba Tumba’ya konuk olan Eser Noyan, müziğe bir dönem ara verse de, ondan asla kopamayacağını açıkladı. Sanatçının müzik yaşamından anıların ve anektodların yeraldığı programda Noyan’ların sevilen şarkıları ve Eser Noyan’ın tango yorumları çalınırken, Eser Noyan dinleyicilerden gelen soruları da yanıtladı.

“TERAPİ SESİ”
2000’li yılların başında Hacettepe Üniversitesi’nden bir ses uzmanına hedef kitlesini tayin etmek üzere analiz yapması için ses bandını gönderdiğini söyleyen sanatçı “Çıkan raporda sesimin İspanya’dan İsrail’e uzanan geniş bir coğrafyaya hitap eden Akdeniz sesi olduğu ve terapi özelliği taşıdığı, psikiyatrik tedavilerde kullanılabilebileceği yazılıydı” diye konuştu.

“SİYAMLI İKİZLER GİBİYDİK, MUTLU OLMASINI DİLERİM”
Engin Noyan ile 1980 yılından itibaren olan evliliğini 2000’lerin başlarında sonlandıran Eser Noyan, bu ayrılık hakkında susmayı tercih ederken, “Ne olursa olsun onun iyi bir insan olduğunu biliyorum, bu yüzden mutlu olmasını diliyorum” dedi. Engin Noyan ile olan müzikal birliktelikleri hakkında “Siyamlı İkizler gibiydik” diye konuşan sanatçı “Engin Bey’den ayrılmak sizi müzikten soğuttu mu” şeklindeki bir dinleyici sorusunu “Hayır, müzik Engin Bey’den önce de hayatımda vardı, ondan sonra da olacaktır” diye yanıtladı. Müziğe ara verdiği yılları kayıp olarak nitelemeyen sanatçı “Senelerce seyredilmenin keyfini yaşadım, aşağı yukarı 10 sene de seyretmeyi seçtim, o da güzelmiş. Müziğe ara vermek durumunda kaldım. Ama asla müzikten vazgeçmem söz konusu değil. Sesimle, sahnemle ve yurtdışında birçok ülkede verdiğimiz konser tecrübelerimle ben yine dinleyicilerimle buluşmak, onlarla birlikte olmayı hep isterim” diye konuştu.

“BUSH BİZİ YANINA ÇAĞIRDI”
90’lar boyunca yurtiçinde ve yurtdışında sayısız konser veren Noyan çiftinin bir anısı da baba Bush ile ilgili. “Ankara Sheraton Oteli’nin açılışı için bazı sanatçılarla birlikte dönüşümlü olarak sahne aldık. Sıra bizim konsere geldiğinde Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal ve eşi de vardı. O dönemde George Bush’un Türkiye’ye ziyareti söz konusuydu ve gelişi şerefine bir konser verilecekti. Özal bizi ayakta alkışladı ve yanındakilere birşeyler söyledi. Bir süre sonra haber geldi ki, Bush için verilecek davette bizim konser vermemiz isteniyor. Çankaya Köşkü’nde Bush’un ve yüzlerce yabancı davetlinin önünde verdiğimiz konser sonrasında Bush bizi yanına çağırdı ve “Çok etkilendim, siz bizdensiniz sanırım?” dedi. Biz de gülerek, “Hayır, biz bizdeniz” diye yanıtladık.

Bir filmle seslerini hatırladık / Issız Adam’la yeniden hatırladığımız o 5 ses

“Issız Adam”, çağımız ilişkilerine bakışı, kadınların, erkeklerin, insanların yalnız, bencil, hazin halleri kadar şarkılarıyla da son günlere damgasını vurdu. Milliyet’ten Asu Maro, bu filmle yeniden hatırnana 0 5 değerli sesi yazdı:

İstiklal Caddesi‘nin bir ucundan diğerine yürüyene kadar çok sayıda “Anlamazdın” feryadına rastlıyorsunuz…
Sinemadan çıkan, filmi konuşmaya doyamayan, anlaşılmamaktan mustarip ruhlar birbirini bu şarkıyla teşhis eder oldu. Bu tabii final parçası olduğu için ilk akılda kalan… Ardından “Bana Yalan Söylediler”, “Yalnızım Ben”, “Tutsana Ellerimi” ve “Yalnız Adam”… Bir yalnızlık senfonisinin beş teması… Ve bu şarkılara ses veren beş kadın…

Filmin Most Production imzalı soundtrack albümü de çıktı. 

Peki kimdi bu beş kadın? O şarkıların sahipleri ve yaşam öykülerinin özeti bu yazının devamında: >>

Issız Adam şarkıları ve 60’lı, 70’li, 80’li ve 90’lı yıllardan günümüze tüm zamanların en iyileri Olcay Tanberken’le Tamba Tumba programıyla her Pazar 21’de Radyo Mega (105.4 fm) ile kulağınıza ulaşıyor. (www.radyomega.fm)

Okumaya devam et

Nazan Öncel Masumiyet Müzesi’nin şarkısını yazdı

nazan-oncel_03Nazan Öncel Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’nin kahramanları Kemal ile Füsun hikâyesini kaleme alarak şarkısını yazdı. Sanatçı, Masumiyet Müzesi’nin 1975’den 1985’e kadar uzanan hikâyesine sade ve samimi bir Türkçeyle yazarak içerden bakıyor. Bugüne kadar pek çok ozanımızın şiiri şarkılara ilham kaynağı olurken ‘Canım Benim Nasılsın’ Masumiyet Müzesi’nin edebiyattan şarkıya uyarlanan ilk bestesi olarak (önümüzdeki günlerde) Avrupa Müzik’in çıkaracağı Hatırına Sustum albümünde yerini alacak.

Nazan Öncel diyor ki: “Duygularımı nasıl ifade edeceğimi bilmemekle beraber, romanı okurken Kemal’le Füsun’un nefeslerini hissedip, kalplerinin nasıl çarptığını duyar gibi oldum. Hayatın asıl amacının mutluluk olduğunu bizlere bir kere daha hatırlatan Orhan Pamuk, tavan arasında çoktan unutup gittiğimiz bir sürü şeyi, kalbin ötelerine itelediğimiz aşkı, hayatın derinlerinden bulup çıkarınca onun eşsiz edebiyatı bana bu şarkıyı yazdırdı. Orhan Pamuk’un son başyapıtı ve edebiyatının sevdalısı olduğum için Canım Benim Nasılsın’ı Masumiyet Müzesi’ne armağan etmek istedim.”

Kadın şarkıcılardan “Güldünya Şarkıları”

25 Kasım Dünya Kadına Şiddete Son gününde piyasaya yeni bir proje çıkıyor. DMC’nin yayınlayacağı bu albüm Türkiye’nin önde gelen 13 ünlü kadın sanatçısının yarattığı “Güldünya Şarkıları” adını taşıyor. Albümün adı “Güldünya Şarkıları”, çünkü gencecik yaşında aile içi şiddete kurban edilen Güldünya Tören, bugün Türkiye’de kadına yönelik şiddetin bir sembolü. Bütün suçu, ailesinin istemediği biriyle birlikte olmaktı Güldünya’nın. İstanbul’da sokak ortasında kurşunlandı. Ölmedi, hastanede yoğun bakımda hayat mücadelesi verirken, iki ağabeyi, ellerini kollarını sallaya sallaya içeri girdiler ve “işi” bitirdiler.

Albümün danışmanı Naim Dilmener, projeye katkıda bulunanların samimiyetle evet dediğini ve bu içtenliğin, albümün müzikal yapısına da yansıdığını söylüyor: “Bu tür albümlerde çok başlılık, her şarkının farklı zamanlarda, farklı stüdyolarda ve farklı müzisyenlerle yapılıyor olmasından dolayı, genellikle beklenen bir sonuçtur. Fazla ciddiye alınmaz bu durum, çünkü amaç önemlidir. Ama Güldünya Şarkıları’nda amaçla birlikte müzik de üst sırada.”

ALBÜMDE KİM HANGİ ŞARKIYI SÖYLEDİ?
Güldünya Şarkıları için, “cinsiyetçi” olmayan şarkılar özenle seçildi. Nazan Öncel, Ajda Pekkan ve Şevval Sam, yepyeni parçalarını verdiler.

Daha önce Hümeyra’dan dinlediğimiz “Adım Kadın”a albüm için Emel Müftüoğlu yeni bir ruh kattı: “Bana herkes sahip/ Benim hiç hakkım yoktur/ Ben akıldan yoksun/ Ama vazifem çoktur/ Adem’in yediği elma/ Hep benden mi sorulur/ Çünkü adım kadın/ Kadınım hükmüm yoktur.”

Törelerin parçaladığı Güldünya için Aylin Aslım’ın yazdığı ve ağıt olduğu kadar bir isyanı da dile getiren şarkıyı bu kez Sezen Aksu seslendirdi: “Canım abim vurma beni/ Bu dünyadan alma beni/ Dökülür mü kardeş kanı?”

Nazan Öncel ise işçi kızı Leyla’yı anlatan yepyeni şarkısını, Hakan Kurşun’un raggy formundaki düzenlemesiyle seslendirdi: “Leyla bir işçinin kızı/ Alnında simsiyah yazı/ Kalk Leyla Kalk anlat her şeyi/ Kaç Leyla Kaç kurtar kendini.”

Ünlü besteci ve söz yazarı Şehrazat, projeyi duyar duymaz kolları sıvadı ve yepyeni bir şarkı yazdı: “Kadın Dediğin.” Ve Ajda Pekkan da onu Ajda Pekkan gibi yorumladı: “Kadın dediğin yeri gelir tabuları yıkar/ Kadın dediğin yeri gelir taşın suyunu sıkar.”

Albüm için Aylin Aslım, Nilüfer’in “Karar Verdim”ini seçti, Nilüfer Ajda Pekkan’ın “Sanane Kimene”sini. Şebnem Ferah, Sezen Aksu’nun “Masum Değiliz”ini kendine has üslubuyla yorumladı, Rojin ise Şebnem Ferah’ın “Sil Baştan’ını. Funda Arar, Zuhal Olcay’ın meşhur ettiği “Dünden Sonra Yarından Önce”yi söyledi, Zuhal Olcay da Funda Arar’ın “Neyse”sini.

Şevval Sam, söz ve bestesi kendisine ait yeni şarkısı “Kibritçi Kız”ı albüme hediye etti: “Ben kibritçi kız sabaha kadar üşüyorum/ Son kibritimi de yakıp sevdana veda ediyorum.” Aynur ise eski bir Kürt ezgisi “Qumrike/ Kumrucuk”u enfes bir yorumla gün ışığına çıkardı: “Yazık ki o kara gözlere/ Qumri’yi verirler yaban ellere…”

“Ve Tanrı Aşkı Yarattı” adlı kendi şarkısını 40 yıl sonra yeniden söyleyen Ayten Alpman’a gelince… Naim Dilmener’e göre şarkı, Ella Fitzgerald, Billie Holiday ayarındaki Ayten Alpman’ın, memleketin gelmiş geçmiş en iyi yorumcularından biri olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Albümün başlangıç şarkısı Kadınlar Vardır ise bir kadın marşı. Avukat, Güncel Hukuk Dergisi Yazıişleri Müdürü Filiz Kerestecioğlu’na ait marş, Nazan Öncel, Aylin Aslım, Aynur, Nilüfer, Zuhal Olcay, Sezen Aksu ve Rojin’in oluşturduğu koro tarafından söylendi. Şarkının düzenlemesi ise Mustafa Ceceli’ye ait.