Ajlan’ın yokluğu zor geliyor

Müzik dünyasına Ajlan’la birlikte adım atan Mine, uzun bir aradan sonra “Benim Günüm” adlı maxi single’ı ile döndü.

Şarkıcı, trafik kazasında hayatını kaybeden Ajlan’ı çok özlediğini söyledi: “Onun yokluğunu yalnız olduğum zamanlarda daha ağır yaşıyorum. Bazen çok zor geliyor.” 

90’lı yıllarda Ajlan – Mine ikilisiyle hayatımıza giren Mine, uzun zamandır üzerinde çalıştığı “Benim Günüm” adlı albümünü çıkardı. Hayranlarının karşısına elektronik müzikle çıkan Mine’nin albümü kendi söz ve bestelerinden oluşuyor. Şarkıcı, trafik kazasında hayatını kaybeden arkadaşı Ajlan’ın acısını yeni yeni atlattığını belirtiyor.

Müziğe neden bu kadar uzun bir süre ara verdiniz?
– 95’teki solo albümümün ardından yaşadığım imaj problemlerinden sonra albüm yapmama kararı almıştım. Bir de müzik sektöründeki tek yönlü anlayış da etkili oldu. Yapmak istediğimin o dönemki pop olmadığını anladım. Kendimi bulayım deyip böyle bir karar aldım. 13 yıl süreceğini ben de bilmiyordum. Bu arada Latin, caz, dans, pop, elektronik içerikli sahne programları yaptım. 90’ların sonunda da elektronik müzik yapmalıyım dedim. Gerçi şimdiki jenerasyon için yeni biriyim ama yine de bir dönüş var. 

Neden elektronik müziği seçtiniz?
– Tek tip olmayı sevmiyorum, içinde olabildiğince fazla tür barındırmalı müzik. Böyle olunca iki proje bir arada çıktı. Biri bu maxi single’daki gibi elektro-house, biri de trip hop projesi. Trip Hop olan tam bir kış projesi çünkü karanlık ve depresif. 2004 yılında da albüm çıkartabilirdim, parçalarım hazırdı. Yine tüm şarkıların imzası bana aitti. Ama anlaşmalı olduğum şirket ile uyuşmadık. Hatta o zamanlarda kendi şirketimi kurmak istiyordum. Yetenekli elektronik müzik yapan insanları tek bünyede toplamak istiyordum. Biraz daha vakit geçsin derken bugüne kadar geldik. 

Bu albüm için ne zaman “tamamdır” dediniz?
– Prodüktörüm Sinan Kurultay ile tanışmam Bedük’le tanışmamdan sonraya denk geldi. Müzik yazarı Murat Beşer vasıtasıyla bir araya geldik. Müziğimi anlayan insanları buldum dedim. Durum böyle olunca birlikte çalışmaya başladık. Albüm Ekim ayında çıkacakken istediğim gibi olmayan noktalar üzerinde çalıştığım için Mart’ı buldu hazırlanması. 

Albümde kimlerle çalıştınız?
– Aydın Tüfekçi, DJ U.F.U.K., Mustafa Özşamlı, Gökhan Sürer, Hakan Caneroğlu ve Kürşat Ülkü’den oluşan geniş bir aranjör kadrosuyla çalıştım. Sözü ve müziği bana ait olan Madonna adlı İngilizce parçada Bedük ile düet yaptık. Beş parçaya baktığınızda hepsinin bir bütünlüğü var basmakalıp değiller. Hepsi dans parçaları.

HANDE’YLE  KIYASLIYORLAR

İlk klibiniz albümle aynı adı taşıyan “Benim Günüm”e çekildi.
– Çekimleri Kastamonu’nun Araç ilçesinde yüksek ve karlı yaylalarda çetin hava koşullarında yaptık. Kıyafetimden malum, oldukça zorlu geçti. Çekimler 3 günde ancak bitti. Kostümlerimi Melek Bilgin yaptı. Burak Ertaş her bir karemi bildiği için çok güzel bir iş çıkardı. 

Gerek klipteki haliniz, gerek yaptığınız müzik yüzünden Hande Yener’e benzetenler oluyor mu sizi?
– MTV’nin web sitesinde klip yayınlanıyor, yorumlarda hem Hande Yener hem de Ayşe Hatun Önal ile kıyaslamalar var. Kimisi styling’i kimisi müzikleri benzetiyor. Bunlar da çok normal çünkü elektroniğin popüler anlamda ilk Türk örneğini verdi Hande Yener ki bu anlamda onu da tebrik etmek istiyorum. O bir değişime neden oldu ve bu büyük bir cesaret örneği. Yine de kafalarımızın farklı çalıştığını düşünüyorum. Bir süre sonra dinledikçe alışacaklardır. 

Şarkılar nasıl ortaya çıktı?
– Bir ara günde 8-9 saat çalışıyordum. Kalkıp spora gidip, gelince de akşama kadar müzik yapıyordum. Gayet disiplinliydim. Bir Amerikalıyla çalışıp, arada ders aldım. Aranje işlerine de bulaşmak istedim. 

Albüm kapağındaki bu çöp poşetli stil üzerine düşünülmüş bir hareket miydi?
– Hayır spontane gelişti. Aslında çevreci bir mesaj olsun diye düşünmemiştik. 

Bedük düet yaptığınız İngilizce ve “Madonna” adlı bir şarkınız da var.
– Madonna’yı çok beğenirim. Tek başına bir ikon, benim de motivasyon kaynağımdır. Kendimi kötü hissettiğim zaman onun DVD’lerini koyarım ve inanılmaz motive eder beni. 

Yokluğunuzda nasıl tepkiler aldınız?
– Facebook açıldığından beri anladım ki çok özlenmişim. İnanın beni buluyorlar. 90’lar pop geceleri başladığından bu yana forumlarda da “Neredesin” diyorlar. Sanırım onlar popu değil, bizim yarattığımız tarzı özlüyorlar. 

Geri dönüp baktığınızda özlediğiniz şeyler var mı?
– O zamanki insanların ruh halleri. Şimdi herkes çok mutsuz. Mutlu olunca daha kibar oluyorlar. Daha kibar olduklarında müziğe daha büyük bir saygı vardı. Ve tabii ki Ajlan yani. 

Kaybınızın ardından her şey unutulur muymuş?
– Onun kaybı bir yerde duruyor ama artık alıştığım için bu konuda konuşabiliyorum. Yalnız olduğum zamanlarda daha ağır yaşıyorum bu kaybı. Bazen çok zor ve ağır geliyor. Kendimi toplayamazsam başka türlü idare edemem ki…

4 senedir aşk yok

Nasıl bakıyorsunuz kendinize?
– Çok küçük öğünlerle çok sık yemek yiyiyorum. Bunu yapmak için de kendimi zorlamıyorum. Pilates ve yoga yapıyorum. Evde birkaç kedi olunca zaten yatıp uyuyamıyorsunuz, yaramazlık yapıp hareket ettiriyorlar. 

Aşk peki?
– Son dört senedir hayatımda hiç aşk yok. Belki de rahatlığı yüzünden uzak duruyorum. Bir ilişkiyi düşünmek bana zor geliyor şu an. 

(HÜRRİYET)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s