Teoman’dan ‘barış’ klibi

Teoman, “Çoban Yıldızı” parçasının klibi için yönetmen koltuğuna oturdu. Klip, savaş sahnelerinden oluşuyor. Şarkının alışılmadık bir de hikayesi var: Teoman, kendi deyimiyle yaşlandıkça, savaşa kafayı takmaya başlıyor, buradan yola çıkarak klibin hikayesini oluşturuyor, sonra da senaryoya uygun şarkı yapıyor. İşte Ömür Gedik’in Hürriyet’te yayınlanan Teoman röportajı:

“İnsanlık Halleri”nin çıkış parçasına çektiğin klip kısa film tadında. Müzik ve sinema yan yana gidiyor diyebilir miyiz?
– Aslında uzun zamandır ne müzikle ne de sinemayla ilgileniyordum. Sadece konserlere çıkıyordum. Üretime yönelik bir çabam yoktu. Üzerinde düşündüğüm bir senaryom vardı. Denk gelirse çekerim diyordum, o kadar. 

Denk gelirse diyorsun. Soğudun mu sinemadan?
– Soğudum değil de çok yorucu olduğu için uzak duruyorum. Ben artık hayatı sindire sindire yaşamak istiyorum. Bu son albümü yaparken de daha yavaş, daha temkinli gittim, acele etmedim. Bundan sonra ne yaparsam yapayım o tonda gitmeyi düşünüyorum.

“FAHİŞE” ANNEMİN EN SEVDİĞİ PARÇA

Albüme dönelim. Albümündeki favori şarkılarımdan biri olan “Fahişe”, galiba annenin de en sevdiği parçaymış.
– Evet, “Fahişe” annem de dahil pek çok kişiyi etkileyen bir şarkı. Albüm daha kafamda yokken var olan parça oydu zaten. Albüm yapmaya karar vermemiştim, iki sene boyunca tek bir şarkı etrafında döndüm, dolaştım. Yarım bir şarkıydı. Sonra kestim biçtim, stüdyoya girdim. Baktım yapabiliyorum, arkası geldi. 

İlk klip “Çoban Yıldızı”na geldi. Oyunculuklar başarılı, savaş sahneleri gerçekçi. Çok çalıştın mı üzerinde?
– “Çoban Yıldızı” şarkısı yokken klibin senaryosu hazırdı. Kafamda görüntüler vardı. Ondan sonra bunlara uygun olan şarkıyı yaptım ve klibini çektim.

Neden bir savaş klibi çekmeyi tercih ettin?
– Savaş değil, barış klibi aslında… Bu klip savaş olmasın diye yapıldı. Klibi gündemin güncelinden koparmak için zamansız çektim. Estetik olarak da I. Dünya Savaşı estetiğine gittim. Yüksek kontrastları olan, rengi alınmış, siyah beyaza çevrilmiş bir klip oldu. Ama biliyoruz ki savaşlardaki gençler öldürürken de acı çekiyorlar, ölürken de.

Bu konudaki duyarlılığının geçmişi var mı?
– O kadar garip nedenlerle insanlar birbirlerini öldürüyorlar ki. Biz şehirde rahat rahat savaş üzerine, milliyetçilik üzerine ahkam keserken, gencecik çocuklar birbirlerine ateş ediyor. 80 öncesinde de bir takım ideolojiler vardı, şu anda olduğu gibi. O ideolojilerin arkasındaki insanlar büyük laflar ediyor ve yine küçük çocuklar birbirlerini öldürüyorlardı. Benim özellikle yaşım büyüdükten sonra o yaş grubuna bakışım daha da derinleşti. Üzülüyorum o gencecik çocuklar için. Her iki taraf da zehirlenmiş. Nefret herkesin bünyesine girmiş. Bundan nasıl çıkılır bilmiyorum ama sanki bir umut da varmış gibi geliyor bana. Ben işin en azından insani tarafına sanat yoluyla girmek istedim.

ALBÜMLERİ SPOR OLSUN DİYE YAPIYORUM

İlk kez savaş sahneleri çekiyorsun. Zor muymuş?
– Evet, ilk kez böyle bir çekim yaptım ama buradaki aksiyon bana çok keyif verdi. Daha önce de aksiyon sahnelerinden ayrı bir zevk alırdım. Böyle anlarda çocukluğuma gidiyorum ve kendimi kovboyculuk oynuyor gibi hissediyorum.

Kimbilir belki bir sonraki filmin aksiyon olur?
– Aklıma aksiyona dair bir şeyler yazmak gelmiyor ama çekmesi ve montajından çok zevk alacağımı biliyorum. 

Senin çizgi romanlara olan ilgini biliyoruz. Bu klibi çekerken de çizgi romanlardan yararlanmışsın. Doğru mu?
– Ben çocukluğumdaki çizgi romanları seviyorum. Görsel malzemeleri onlardan topluyor, sonra klibin şemasını çöpten adamlardan kendim yapıyorum. Kimsenin görmemesini tercih ettiğim bir story board’um var. Ne kadar kötü resim yaptığımı öğrenmesinler. 

5 Haziran’da Cemil Topuzlu’da senfoni orkestrası eşliğinde konser vereceksin. Bizi nasıl bir konser bekliyor?
– Yeni albümden şarkılar da söyleyeceğim, ama ağırlıklı olarak herkesin bildiği şarkıları seçtim. 

Albüm satışları düştü. Bu durum sektörü nasıl etkiledi sence?
– Benim hedefim zarar etmemek. Ama kâr etmeyi de düşünmüyorum. Albümleri biraz da spor olsun diye yapıyorum, güzel oluyor. Ticari olunca işin içine başka motivasyonlar giriyor çünkü…
Yine de albümler eskisi kadar satsın istiyorum. Parasal anlamda değil, insanların evinde olsun, bizim özendiğimiz ses kalitesini evlerinde hissetsinler istiyorum.

Şarkıcıdan oyuncu olmuyor

Oyuncu olmak sence nasıl bir şey?
– Bir kere heveslenemedim. Bir gün bile tam anlamıyla iyi oynasam diyemedim kendime. Geçiştirmeye çalıştım.

Teoman bir daha oyuncu olarak kamera karşısına geçmeyecek mi yani?
– Hiç aklıma gelmiyor. “ıstenmeyen Tüyler”de ve üzerinde çalıştığım roman uyarlamasında oynamayı düşünmüyorum.

“İstenmeyen Tüyler”de sadece kamera arkasında olacaksın bu durumda…
– Senaryoyu yazdım, çekimi, montajı ve müzikleri de bana ait olacak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s