Yeni nesil beni tanımıyor ama eskiler unutmadı…

90’lı yılların sonunda ‘Rebeka’ şarkısı ile şöhret olan Akın, 2003 yılında sahnelerden elini eteğini çekmişti. Akın dördüncü albümünü birkaç gün önce çıkardı. ‘Adrenalin’ adlı albümüne ve eski dinleyicilerine güvenen sanatçı yeni nesille ilgili ise biraz tedirgin: Şimdi dikkat çekmek de zor…

‘Suskun Yüreğim’, ‘Çılgın Geceler’, ‘Rebeka’ gibi şarkılarla bir dönemin en sevilen isimlerinden olan Akın, 2003 yılında çıkardığı ‘Ateş ve Su’ albümünden sonra ortadan kaybolmuştu. Akın altı yıllık aradan sonra dördüncü albümü ‘Adrenalin’ ile sevenleriyle buluştu. 19 şarkının yer aldığı albümde, sanatçının kendi söz, müzik ve düzenlemelerinin yanı sıra bir tane de, yakın arkadaşı Serdar Ortaç’tan aldığı ‘Sıfırın Altında’ adlı şarkı yer alıyor. Bu kez albümünde Pop- RB-Etnik sound’a ağırlık veren Akın sevenleriyle sahnede buluşmak için epeyce sabırsızlanıyor… İşte Sabah gazetesinin Akın röportajı:
Altı yıldır yoktunuz. Artık müziği bıraktığınızı düşünürken birdenbire 19 şarkılık bir albümle ortaya çıktınız. Ne yaptınız o sürede?
Bırakmadım aslında… O albümden sonra sadece bir sene ara verdim. Kafayı boşalttım çünkü çok yorulmuştum. Sonra birkaç tane İngilizce şarkı yaptım. O şarkılarla yurtdışında bir şeyler yapmak için edisyon şirketimden teklif geldi. Eğitimimi Amerika’da tamamladığım için belki oralarda bir şeyler yapabilirim diye düşündüm. 

Yapabildiniz mi peki?
Açıkçası bir şey olacağına da inanamıyordum çünkü biliyorum ki, Şikagolu, Los Angeleslı ile ilgilenmez, New Yorklu San Franciscolu’yu dinlemez… İstiyorsan ağzınla kuş tut, adam kendi ülkesinde bölge ayrımcılığı yaparken seni zaten dışarıdan biri olarak görecek. 


 Tarkan bunu bilmiyor muydu?
Tarkan’ın denemesi normaldi. Öyle bir dönemdi, hepimiz bir şeyler deniyorduk. Benim aksan problemimin olmaması da avantajımdı. Bir buçuk sene falan o albüme çalıştım. 

Ne oldu peki, beğenilmedi mi yaptıklarınız?
Yok, yaptıklarımdan memnundum. O dönem edisyon şirketimin kendi bağlantısıyla bir kopukluğu oldu. Ben de bir buçuk sene bekletmiştim herkesi. Sonra başka bağlantılar kurulsun diye beklerken vakit geçti. 

O arada ne yaptınız, bekleyecek maddi-manevi lüksünüz var mıydı?
Rahatlıkla böyle maceralara girebiliyordum. Hem lüksüm hem de sabrım vardı. Konu müzik olunca, her şeyi denerim. Mesela biri bana “Hadi bir kabare müziği yap” dese, ki hiç alakam yok yine de, “Acaba yapabilir miyim?” diye bir sene ortadan kaybolabilirim. 

Peki bu ortadan kaybolmanın hiç mi dezavantajı yok? Mesela bir kuşak sizi hiç tanımıyor?
O yıllarda öyle cesaretim vardı tabii. Şimdi yine yaparım ama biraz daha zor olur çünkü zaman geçiyor. 

Yurtdışı macerası bitince ne yaptınız?
O dönem Paris’te yaşıyordum. 2006 yılında bu albüme başladım. 2008 yılında da albümü bitirdim. Haziran ayıydı, dostum ve menajerim Hakan Özgül temmuz ayının yeni bir albümle çıkmak için iyi bir dönem olmadığını söyledi ve “Bu kadar beklemişim, senin yerinde olsam bir yıl daha beklerim” dedi.

ÜÇ SENE BEKLEMİŞ OLDUM 
Beklediniz mi gerçekten?
Evet ve neredeyse üç sene beklemiş oldum. Bir buçuk yıl da öncesi var… Bir yandan da kendi kendime diyordum ki, “Ne yapıyorsun sen, bunca sene albüm mü hazırlanır!” Neyse iyi oldu belki de, sonradan çok güzel başka şarkılar girdi çünkü albüme. 

19 şarkıdan belli…
(gülüyor) 

Hangileri sonradan girdi?
Serdar Ortaç benim çok yakın arkadaşım ama bunca yıl onun hiçbir şarkısını seslendirmek kısmet olmamıştı. Zaten bende de ‘Kendi şarkılarımı söyleyeyim’ durumu vardı ama Serdar ‘Sıfırın Altında’ adlı o kadar güzel bir şarkı yaptı, öyle benimsedim ki şarkıyı, en iyi yorumladıklarımdan biri oldu. Sonra ‘Kafam Bi Dünya’ ve albüme ismini veren ‘Adrenalin’ gibi çok sevdiğim şarkılar yaptım.

AĞLAYARAK OKUDUM 
Dinleyicinizle bağlantınız sürüyor mu?
Evet. Bir kemik kesim var, “Hadi artık albüm yap” diyen, ki onlar beni çok motive etti. Gelen mesajları ağlayarak okuduğum zamanlar oldu. 

Şansınızı nerede görüyorsunuz?
Güçlü ve zayıf taraflarımı birlikte düşünüyorum. Zayıf tarafım, bu kadar süre ortadan kaybolmak çünkü bu meslek bunu kaldırmıyor. Ama avantajlarım da var. Az önce bahsettiğim kemik kesim, bir de şarkılarım… Çok güçlü sound’lar var. Diğer yandan piyasanın durumu belli, albüm satmıyor. Albüm yapmak akıl kârı değil aslında. 

Siz niye yapıyorsunuz peki?
Onu ben de çok düşündüm biliyor musunuz. Seviyorum galiba… Gerçi şimdi dikkat çekmek de zor. Bizim ilk müzik yaptığımız yıllarda dinleyici seni sevmese bile bir hayranlık duyuyordu, çünkü o kuşağa Türkiye’de pop müzik işini sadece Sezen Aksu ile MFÖ gibi köklü sanatçıların yapmadığını gösterdik.

‘B.k’ yazmak istemedim
Albümde ‘Bizden bir b.k olmaz’ diye bir şarkı var ama bunu albüm kartonetine ‘Bizden Bir Şey Olmaz’ diye yazmışsınız. Neden ? Şarkıyı öyle yazdım, sonra oraya başka bir şey bulurum diye düşündüm ama zamanla kulağım alıştı. Dinlettiklerim de beğendi. “Başka bir söz bu kadar etkili olmaz” dediler. ‘Adrenalin’de de öyle bir şey var. ‘Sittin sene’ diyorum. Bu da yanlış anlaşılabilir ama sittin sene Arapça ’60 sene’ demek. Konuşur gibi bir albüm oldu. Şarkılar da daha samimi ama yine de kapağa ‘b.k’ yazmak istemedim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s