Arena Göksel’le coştu!

Kuruçeşme Arena’da Çamlıca Gazozları sponsorluğunda bir konser veren Göksel: Beni dinleyenler son albümümden çok mutlu oldu, o yüzden ben de mutluyum

Popçu Göksel, önceki akşam Turkcell Kuruçeşme Arena’da Çamlıca Gazozları’nın sponsorluğunda hayranlarına nostalji ziyafeti yaşattı. Hayranlarının da yoğun ilgi gösterdiği konser öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan şarkıcı, “Her zaman sahneye çıkmadan önce heyecanlanıyorum ama bu, sahnede işe yarıyor” dedi.

Eski şarkılara dokunuş
Besteleriyle ilgili açıklamalar da yapan Göksel, “Kendi yazdığım şarkılarda da o eski şarkılara dokunuşlar yapıyordum. Son albümümde ise tamamen eski şarkıları seslendirdim. Galiba dinleyicim memnun oldu, ben de bu günlerde çok mutluyum” diye konuştu. Bir röportajında “En iyi nostaljik ses benim” dediği hatırlatılan Göksel, “Onu ben dinleyicinin takdirine bırakırım. Zaten herkesin farklı bir tadı var. Ben insan seslerini çiçeklere benzetiyorum. Kimi papatya sever, kimi gül. Sesler de böyledir, renge göre değişir” dedi. Ünlü popçu, kendisini leylak çiçeğine benzeterek, “Sesimin rengi de eflatun gibi geldi. Yani herkesin hayal gücüne göre değişebilir” diye konuştu.

Bugünün şarkı sözleri çok hoyrat
Göksel, basın mensuplarının “Seslendirdiğiniz şarkıların ait olduğu dönemde yaşamak ister miydiniz?” sorusuna şöyle bir yanıt verdi: “İstanbul Suadiye’de büyüdüm. Türkiye çok karışıktı ama biz adeta bir sayfiye yerindeydik. O zaman daha romantik aşk şarkıları yazılıyordu, şimdiki sözler çok hoyrat.”

Göksel’in konserine ilgi çok büyüktü
Göksel’in verdiği konsere ilgi büyüktü. Göksel hayranlarının yanı sıra konsere ünlü isimler de geldi. Betül Demir ve Manga grubundan Ferman Akgül konseri en önden izlerken, bir süredir Bodrum’da tatil yapan eski manken Didem Uzel de bu konser için İstanbul’a gelmişti. Şarkılara eşlik eden Uzel, Göksel’in bütün şarkılarını severek dinlediğini söyledi.

Düm Tek Tek Japonya pazarında

“Düm Tek Tek” ile yılın en çok konuşulan şarkılarından birine imza atan Hadise, Eurovision’la kazandığı şöhretini farklı ülkelere taşımayı sürdürüyor. “Kahraman” adlı Türkçe albümünü geçtiğimiz ay çıkaran ve albümün çıkış parçası Evlenmeliyiz’e bir de klip çeken Hadise, albümde yer verdiği Düm Tek Tek’in şansını EMI aracılığıyla Japonya’da denemeye hazırlanıyor. Uzmanlar, daha önce Barış Manço ve Sertab Erener’in de girdiği ve başarılı olduğu bu Asya pazarında Hadise’nin de şansı olduğunu belirtiyor. Burada Düm Tek Tek’e bir single çıkarmaya hazırlanan EMI, şarkının tanıtımına başladı bile. İşte o video:
http://www.youtube.com/watch?v=cvEOnRK_gGE

EMI Japonya sayfası:
http://www.emimusic.jp/intl/hadise

Sezen Aksu’dan tarihi itiraf: “Aşkın Nur Yengi’yi kıskanmıştım!”

Aşkın Nur Yengi’nin yıllar önce elinden tutan Sezen Aksu onu kıskandığını itiraf etti. Aksu, “Çok gençtim. ‘Sesi çok güzel seni geçer’ dediler etkilendim. Ama o duyguyu çabuk yendim” dedi…Sezen Aksu özel ve sanat hayatıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Aksu, yıllar önce ilk prodüktörlüğünü yaptığı Aşkın Nur Yengi ile ilgili çok kısa süreli bir kıskançlık duygusu yaşadığını itiraf etti.

MİTHATCAN’LA BÜYÜDÜ

Minikserçe şöyle konuştu: “Çok gençtim ben de o zamanlar. Böyle bir doldururlar ya insanı ‘Çok güzel sesi var. Acayip satacak, seni geçecek’ bilmem ne falan. Sonra böyle bir ‘acaba’ falan gelip gittim yani. Şimdi tam anlatamıyorum onun ne olduğunu ama hemen şey yaptım, dedim ki ‘Bununla başa çıkmazsan, ilerisi çok fena olur.”

Ünü elinden gidip de “Bizim zamanımızda her şey şahaneydi” diyerek yeni gelenlere tepkili yaklaşan birisi olmayı hiç istemediğini belirten Aksu, “Ben bunu çözeceğim dedim. Zaten o kadar çok seviyordum ki Aşkın’ı. Mithatcan ile birlikte büyüdüler. Çabuk hallettim bu duyguyu” dedi.

ŞÖHRET ÜFÜRÜKTEN TEYYARE

 Sezen Aksu, şöhretli olmayla ilgili olarak da “Bu bir gün hallolursa çok sevineceğim. Herkes bir iş yapıyor bu da bizim işimiz” dedi. Renkli bir dünyada bir sektör oluşturmak ve o sektörü de beslemek amacıyla, pırıltılı, ışıltılı, tantanalı sanal etkiyi gerçekmiş gibi sunanların olduğunu ifade eden Sezen Aksu, “Benim için hakikaten üfürükten teyyare bir şey bu yani” şeklinde konuştu.

Dolduruşa gelip de kendini çok ayrı ve özel hissetmenin, insanı çok gülünç duruma düşüreceğini belirten ünlü sanatçı, “Allah korusun diyorum. Kimse kimseden üstün değil” dedi.

SEZEN’İ RAPÇI HAYRANLARI DA İZLEDİ

İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda “Sezen Aksu ve Arkadaşları” adını taşıyan dört günlük konser maratonuna çıkan ünlü sanatçı ilk gece çok uzaklardan gelen iki hayranına şarkı söyledi. Rockn Coke için Türkiye’ye gelen Amerikalı rap sanatçısı Young Hot Rod G Unit, menajeri Maserati Pat ile Sezen Aksu’yu büyük bir hayranlıkla dinledi.

Aksu’yu yaşadığı Los Angeles’tan takip ettiğini ve çok beğendiğini belirten Young Hot Rod G Unit, “Sezen Aksu ile İngilizce rap üzerine ‘Hadi Bakalım’ı yapmak istiyoruz. Bakalım Türk diva önerimizi nasıl karşılayacak” diye konuştu. Ünlü sanatçı önce hüzün rüzgarı estirdi ardından neşeli şarkıları ile konuklarına unutulmaz bir gece yaşattı. (BUGÜN)

Özgün’den “Zilli” açıklaması

Özgün, Nisan sonunda Avrupa Müzik etiketiyle piyasaya sürdüğü 3. albümü “Biz Ayrıldık”  ın 2. klip şarkısı Zilli’nin gördüğü büyük ilgiden çok memnun. Ancak şarkıyla ilgili “Jennifer Lopez’in Türkiye’de de çok sevilen “Let’s Get Loud” isimli şarkısına çok benzediği hatta bire bir aynı olduğu iddialarına tepkili.

Özgün şarkıyla ilgili olarak “ Şarkının söz ve bestesi, aranjeyi yapan değerli müzisyen Ozan Çolakoğlu’na gittiği zaman çok farklıydı. Ancak oldukça esprili ve hatta içinde bulunduğumuz magazin dünyasının iyiden iyiye eleştirisini yapan şarkının daha eğlenceli ve insanların dans edebilecekleri bir hale gelebilmesi için, aranjeye Latin ezgileri taşıyan bir rif ekledik ve üflemeli batı enstrümanlarına çaldırdık. Sonuç hem çok eğlenceli hem de çok modern oldu. Evet şarkıdaki rif Let’s Get Loud’a benziyor ama bestenin şarkıyla ilgisi yok. Bu eleştirileri de çok haksız buluyorum. Ne ben ne de şarkının aranjörü değerli müzisyen Ozan Çolakoğlu Türkiye’de bu kadar ünlü bir şarkıyı sizce nasıl kullanabiliriz?   Piyasadaki şarkıların yüzde doksanı birbirinin kopyasıyken, bence çok modern ve eğlenceli bir şarkı olan Zilli aralarından sıyrılıyor. Ben dinleyicimin beğenisinden ve ilgisinden gayet memnunum” dedi.

Nilüfer’in en ‘Yaramaz’ klibi

Nilüfer’in yeni albümü ‘Hayal’in ikinci klibi ‘Yaramaz’ adlı şarkıya çekildi. Nilüfer’in klip yönetmeni aynı zamanda şarkının sözlerini yazan ve müziğini Devrim Karaoğlu ile birlikte yapan Mete Özgencil oldu. Nikel plakalar ve ışıklardan oluşan dekor önünde üç ayrı kostüm ile görüntülenen Nilüfer’e bu şarkıda 20 yaşındaki İtalyan dansçı Salvatore de eşlik etti.

ÇOK NEŞELİ GEÇTİ
Çok neşeli bir atmosfer içinde geçen, çekimler için yönetmen Özgencil, “Nilüfer ile sanırım ikimizin yıllara dayanan dostluğunun oluşturduğu sinerji ve ekibe duyduğu güven klibe de yansıdı”  dedi.(SABAH)

İşte o klip:
Nilüfer – Yaramaz
http://www.youtube.com/watch?v=_pXEWqMjrmY&feature=PlayList&p=2CA4BBCE41BC6E65&playnext=1&playnext_from=PL&index=26

Hadise’den ‘taciz’ açıklaması

Güzel şarkıcı Hadise, Azerbaycan’da bir bakanın oğlu tarafından tacize uğradığı şeklinde çıkan dedikoduları yalanladı…
Eurovision’da ülkemize 4.’lük getiren Hadise, Azerbaycan konserinde bir bakanın oğlunun tacizine uğradığı haberlerinin yalan olduğunu açıkladı.

İNSANLAR ÇOK YAHŞİ

 Azerbaycan’da çok iyi karşılandıklarını anlatan Hadise, “Habere göre kendimi otelde odaya kilitlemişim. Ben ekibimle dışarı çıktım ve neşe içinde bowling oynadık. Azerbaycan insanı çok yahşi onları çok seviyorum, orada kimse bana kötü davranmadı” dedi.

Hayranlarının tacizine uğrayan Hadise’nin bu tür olaylar ilk kez başına gelmiyor. İlk parladığı yıllarda Hadise konser sonrası havaalanında bir Amerikalı tarafından tacize uğramıştı! Elle tacize maruz kalan Hadise apron alanını birbirine katarak Amerikalı’yı polise şikayet edip göz altına alnmasını sağlamıştı.

SUNUCUYA MÜDAHALE

Geçtiğimiz aylarda 31’inci Uluslararası TRT Çocuk Şenliği’nin gala gecesinde sahne alan şarkıcı sahnede zor anlar yaşadı. Gecenin sunuculuğunu üstlenen Didem Tolunay’ın sık sık sarılmasından sonra ellerinin göğsüne değmesinden rahatsız olan Hadise, sunucuya eliyle nezaketen müdahalede bulundu. (BUGÜN)

Müzik dünyasında büyük kavga! Hangi şarkı gerçek, hangi şarkı çalıntı?

Bu şarkı müzik dünyasını karıştırdı. Bu şarkının hikayesi öylesine ilginç ki, okuyunca herkes şaşırıp kalacak. Şarkı, Mansur Ark’ın “Ağla”sı, Atiye’nin patlattığı “Salla” adlı çalışma. Perde arkasında yaşananlar “durgun denizlerde” nasıl bir fırtınanın koptuğunu gösteriyor. Önce adı, sonra notaları değişen şarkı, nereden kimlere geldi, kimler nasıl altına imzasını attı ve okudu?

Olay kahramanları İsra Gülümser, İskender Paydaş ve Amr Mostapha ve ne yazık ki hiçbir suçu olmadan işe karışmış olan Atiye Deniz! “İsra yaklaşık 1 sene önce Amr Mostapha’ya ait bir şarkı bulduğunu ve telifini alacaklarını çokta güzel sözler yazdığını söyler.

Amr Mostapha daha sonra şarkıyı Mansur’a hediye eder. O arada İsra Gülümser ve İskender Paydaş, Amr a ulaşıp şarkıyı satın almak isterler, yapacakları şarkının müşterisi de hazır Demet Akalın. Ancak Amr “kesinlikle veremem” diyor. Çünkü yakın dostu Mansura hediye etmiş olduğunu bildiriyor. Mansurla muhabbetlerinde Mansur Ark “paraya ihtiyacın varsa ver şarkıyı onlara gibi bir teklifte bulunuyor.
Bunun üzerine Amer “Hayır yok şarkıyı senden başka kimse okuyamaz” diyor. Ve Türkiye ye gelip teliflerini Taksim Edisyon şirketinde onaylatıyor. İkili Taxim edisyondayken isra ile İskenden Paydaş’ta geliyor ve pazarlık başlıyor.

Ancak Amr Mostapha kesinlikle şarkıyı vermeyeceğini söyleyince geri dönmek zorunda kalıyorlar. İşte ne oluyorsa o saat’ten sonra oluyor. Aynı melodi, aynı nakarat bölümü bir iki notada küçük değişimler yapılan söz konusu şarkının altına atılan imza: Söz İsra Gülümser – Müzik İskender Paydaş ve Murat Çekem. Düzenlemesi de değişikliği yapılan şarkı daha sonra Atiye’ye veriliyor.

Atiye de, şarkıyı “İskender Paydaş yapmış” diye gayet rahatlıkla alıp albüm repertuarına koyuyor. Atiye’nin patlattığı şarkının perde arkasında dönen fırtına ise böyle yaşanıyor. Mansur Ark’ın okuduğu “Ağla” orijinal. Atiye’nin “değiştirilerek” aranje edilen “Salla”sı ise hikayedeki gibi fırtınaların yaşanmasına neden olan “aralanma” bir şarkı. İşte önce Mansur Ark’ın albümüne okuduğu “Ağla”nın, daha sonra “değişen” ya da “araklanan” haliyle Atiye Deniz’in patlattığı “Salla”nın albümlere girişinde yaşanan perde arkası olaylar. “Salla”nın “araklama mı, “çalıntı mı?” olduğu olduğu müzik dünyasında uzun süre konuşulacak gibi…

İşte o 2 şarkı:

Mansur Ark – Ağla
http://www.youtube.com/watch?v=JTTSUmLlDCI

Atiye Deniz – Salla
http://www.youtube.com/watch?v=yO93fgsN_QE

SEZEN, AJDA VE BEN Biz hâlâ acayip şekilde varız

Nilüfer, tam 37 yıldır spot ışıklarının altında. Bunca yıla rağmen varolabilmek de zordur, kendine özgü bir çizginin üzerinden yürümek de. Sahneye çıktığında aldığı alkışlar bunun kanıtı. Yeni bir albüm çıkardı, şimdi de yaşamöyküsüyle ilgili bir kitap üzerinde çalışıyor. İşte Faruk Bildirici’nin Hürriyet’te yayınlanan Nilüfer röportajı:

Popstar jüriliğini üç kere reddettim

Kimseye taviz vermeden, paranın esiri olmadan ayakta kalmaya çalıştım. Çok daha büyük servetim olabilirdi. Mesela popstar yarışmalarında jüri üyesi olmam için üç kere teklif aldım. Osmantan Erkır’dan iki kere, bir de ilk popstar yarışmasında Fatih Aksoy’dan. İlkinde cesaret edemedim. Nasıl olacağını kestiremedim. Nasıl geliştiğini görünce de korktum. Yanımdaki kişinin bir davranışına, sözüne sinirlenebilirdim. Kendimi orada göremediğim için girmedim. Bir sürü parayı da geri çevirmiş oldum. Şimdi o kararımdan dolayı son derece mutluyum. 1972’de benim katıldığım yarışmayla bugünküler farklı. Bugünkü yorumlarda o ruh yok. Ses güzelliği yetmiyor. Yorum çok önemli, o da birazcık Allah vergisi. İnsanın içinden gelmesi gerek.

AİLE OLDUM

Kızım, Latif ve Latif’in 17 yaşındaki kızı… İyiyim yahu

Hayatım boyunca aile olamamanın eksikliğini hissettim. 11 yaşında babam öldüğünde ailede yakın bir erkek olarak bir tek amcam vardı. O da ben ses yarışmasına girince kızdı, küstü. Sonra görüştük ama bizim evimizde bir erkek olmadı. Annemin hayatına da kimse girmedi. Şu anda aile olduğumuzu hissediyorum. Kızım, Latif (Demirci) ve Latif’in 17 yaşındaki kızı. Ayşe Nazlı onu çok seviyor, Latif de onu seviyor. İyiyim yahu. Çok şükür. Bu şarkılara da yansıyacaktır mutlaka.

İNSANLAR

Hemen güvenemem

Yeni tanıdığım insana güvenmek için biraz zamana ihtiyacım olur. Hemen güvenmem bir insana, yani güvendiğim çok fazla insan yoktur gerçek anlamda. Süslü konuşmalar yapan, ilk dakikadan samimi olan insanlardan hoşlanmam. Ama net olmalı, güvenilir olmalı. 

TÜRK POPUNUN DİVALARI

Biz hâlâ varız

Çok hoş bir gelişme oldu. İlk kez Sezen ile aynı dönemde albüm çıkardık. İlk defa star günlerimiz çakıştı. Gerçi o daha önce başkalarının söylediği şarkılarını topladı. Ajda da bir single yaptı. Bundan da şu anlaşılıyor ki, biz hâlâ acayip bir şekilde varız.
37 yıl ayakta kalabilmenin anlatabileceğim bir formülü var mı acaba? Bir kere disiplin ve dürüstlük çok önemli. Seyirciye yalan söylememek, çok fazla paranın peşinde koşmamak, şarkıları iyi koklayabilmek, iyi şarkı yakalayabilmek, insani tarafının ayakta kalması ve çalışmak da önemli. Ben hâlâ sesimi koruyabilmek için şan teknikleri çalışıyorum.

GÜLERİM

Latif de güldürür

Bazen günlük yaşamda sıradan bir şey çok güldürür. Bir de Latif (Demirci) güldürür. Bazen kızım güldürür, bazen kedilerime bakar gülerim. Çok komik şeyler yapabilirler.

DİYETTEYİM

Bu işi bırakırsam yemek serbest

Konserden önce kısa sürede 3.5 kilo verdim. Diyetisyen kontrolünde olunca insan “Bir hafta sonra kontrole gideceğim, kilo vermedimse felaket” diye utanıyor. Halbuki yemek yemek dünyanın en güzel şeylerinden biri. Bir gün bu işi bırakırsam yiyip yiyip şişmanlayacağım. Her şeyi yiyeceğim.

ÖLÜM KORKUM

Denizde derinlere gidemem

Ölüm korkum küçük yaşta astım olmamdan kaynaklanıyor. Okulda koşsam oynasam nefesim tıkanıyor, kriz yaşıyordum. Özellikle de nefes alamayarak ölmekten korkardım. O yüzden denizde öyle derin yerlere gidemem. Astım artık ilaçlarla kontrol altında tutulabiliyor. Her gün aldığım bir ilaçla böyle bir hastalığım yokmuşcasına yaşıyorum. Dolayısıyla şimdi  öyle bir problemim yok.

YENİ ALBUM

Kayahan konuşulmuyor demek ki olabiliyormuş

Benim hep böyle hüzünlü ve mahzun bir yanım vardır. En keyifli olduğum anlarda bile çöker üstüme. Albümde romantik şarkıların ağırlıklı olması nedeniyle kapakta da hüzünlü ve mahzun bir Nilüfer görünsün istedim. Öyle olunca da “Hayal” adını yeni albüme çok yakıştırdım. Şarkının mesajı da çok güzel, “Hayalini gerçekleştir ki gerçeğe olma hayal”. Bu harika şarkının sözleri ve müziği Mete Özgencil’in. Konserler de iyi oldu. Seyirci seviyor, çok ilgi gösteriyor. Bu albümde dikkat ediyorum, Kayahan konusu hiç konuşulmuyor. Demek ki olabiliyormuş. Ben yorumcuyum, her an iyi şarkılar çıkabilir. Gençler yetişiyor, mesela Sinan Akçıl çok yetenekli, altyapısı iyi olan bir genç.

SOKAKTA OYNAMADIM

Yalnız bir çocuktum

Babamın ölümü tam bir şoktu benim için. Üç kardeşim olduğunu da o sırada konuşmalardan anladım. Biri maalesef geçen sene vefat etti, biri Almanya’da, diğeri Kanada’da yaşıyor. Babam ölünce annem aşırı denetleyici oldu, bana empati yapamadı. Annemle her tartıştığımızda ‘Ah babam olsaydı o beni anlardı’ derdim. Duygusal ve yalnız bir çocuktum. Apartmanın beşinci katında oturan, sokakta oyun oynamayan, arkadaşı olmayan bir çocuk. Yazlık evlerde bir kedi bulur onunla oynardım.

HAYATIMIN EN’LERİ

En büyük korkunuz? Ölüm.
En çok neye dokunmaktan hoşlanırsınız?  Sevdiğim insanlara; kedim, kızım ve sevgilime.
En sevdiğiniz tatil kenti? Fethiye.
En sevdiğiniz yemek? Bütün yemekler. Hele de bugünlerde.
En sevdiğiniz tarihi kişilik? Atatürk.
En sevdiğiniz film?  Benjamin Button ve Slumdog Millionaire.
En sevdiğiniz sanatçı?  Barbara Streisand. O büyük bir diva. Az bulunur bir varlık.
En iyi dostunuz?  Yakın dostlarım var çok şükür.
En sevdiğiniz koku?       Yasemin.

HAYALİM

Sağlıklı ve huzurlu bir hayat

Bir insan, bir kadın olarak hayalim çocuğum ve sevdiğim insanla sağlıklı ve huzurlu bir hayat sürmek. 30’lu yaşlardayken 40’lı yaşlarda çalışmayı azaltmak istediğimi söylemiştim. Sahne ve konserlerden çok yorulduğum bir dönemdi. İnsan olarak da kaliteli bir yaşam sürdürmek istiyorum. Sevdiğiniz bir işi yaparken gelen şöhret ve para elbette güzel. Bu kadar kalıcı olan şöhretin büyük bir keyfi var. Ama sıradan bir insan olarak da yapmak istedikleriniz, yaşamak istedikleriniz var, ben onu da seviyorum. İkisini ayırmayı da becerebiliyorum. Marketten alışverişimi de yaparım, her yere giderim.

KÜRTÇE

Yeri ve zamanı uygun olursa söylerim

Beş-altı sene önce Diyarbakır’a gitmiştim. Meydanda inanılmaz bir kalabalık vardı. Şarkılarımı hep bir ağızdan söylüyorlardı, bu beni çok mutlu etti. Bir süre sonra “Kürtçe, Kürtçe” diye bağırmaya başladılar. Kürtçe şarkı söylemek bence çok doğal. Ben de “Kürtçe şarkı bilmiyorum, bilsem söylerdim” dedim. Bazı milliyetçi gazetelerde ise bu sözlerim eleştirildi. Ne kadar değişiyor Türkiye? Bakın şimdi ne kadar farklı hale geldi. Yeri ve zamanı uygun olursa, uygun bir ortam olursa Kürtçe söylerim.

MAGAZİN

Başkalarının düşündüğünü önemserim

Başkalarının benim için ne düşündüğünü çok önemsiyorum. Takılmamayı başaramıyorum. İnternet sitelerine girip okuyucu yorumlarına bakıyorum. Kayahan meselesinde olsun, bu Powertürk (klibinin sansürlenmesi) olayında olsun, insanların arkamda olduklarını görünce mutlu oluyorum. Magazin basınında insanı yanlış tanıtabilecek haberler çıkabiliyor. Zaten onlarla çok az rastlaşıyoruz. Latif de ben de eğlence hayatına düşkün insanlar değiliz. Gitsek de kendi halimizde bir yemek yiyoruz. Çoğu zaman evde olmayı seviyoruz.

HEDİYE

Nazar boncuklu bir bilezik

Fan kulübümden kristal bir kalp hediye etmişlerdi. Minicik bir şey beni çok mutlu edebiliyor. Son hediyeyi sevgilim aldı. Nazar boncuklarından yapılan bir bilezik.

Ustalar birlikte sahne alacak

16821_421x281Ünlü organizatörler Ahmet San ve Murat Yıldırım, Erol Evgin ve Nilüfer’i 100 konserlik bir müzikal gösteri için bir araya getirmeye hazırlanıyor. Evgin ve Nilüfer’in de projeye sıcak baktığı ve teklifi kabul ettiği öğrenildi. Uzun süredir The Plaza Otel’de haftada bir gece sahneye çıkan ve seslendirdiği nostaljik şarkıların yanı sıra yaptığı
stand-up şovla yeni bir hayran kitlesi edinen Evgin’in bu şovu, böylelikle büyük salonlara taşınmış olacak. Nilüfer ise Türkiye’nin en iyi yorumcularından birisi olmanın avantajını sahnede kullanacak.

Fanları korsan avcısı

Yeni albümü “Karizma”yı çıkaran Mustafa Sandal’ın 300 hayranı, internette korsan avına çıktı. Piyasaya çıktığı gün internete düşen albüm, dört günde 450 bin kişi tarafından indirildi. Bu da Sandal’ı yaklaşık 500 bin dolarlık maddi kayba uğrattı. Şarkıcının fan club üyelerinden seçilen 300 kişilik gönüllü ekip, söz konusu siteleri ve korsan satıcıları tek tek tespit etti. Sandal, yasal işlemleri başlatacağını açıkladı.

‘Zuhal’in Halleri’ nostalji fırtınası estirdi!

Ünlü şarkıcı Zuhal Olcay Turkcell Kuruçeşme Arena’da verdiği konserle hayranlarını mest etti! Konser boyunca dört kıyafet değiştiren şarkıcı sahnede Burhan Şeşen’le birlikte bir parçaya da düet yaptı. BKM’nin Turkcell Kuruçeşme Arena’da düzenlediği yaz konserleri kapsamında önceki gün Zuhal Olcay sahne aldı. ‘Zuhal’in Halleri’ başlıklı konserde ünlü şarkıcı, filmlerinden görüntüler ve bu görüntülerin anlatıldığı hikayelerden oluşan bir repertuvarla hayranlarını selamladı. Olcay konserde yine siyah ve beyaz rengi tercih ettiği kıyafetleri ve bir şarkıda takıp, sonra çıkardığı peruğuyla keyifli bir gösteri sundu..

PİYANO ÇALDI!
‘Gecenin Öteki Yüzü’, ‘Memnun Oldum’, ‘Özledim’ gibi şarkılarla başlayan konser; ‘Küçük Bir Öykü Bu’, ‘Dünden Sonra Yarından Önce’ gibi şarkılarla devam etti. Olcay, bir parçasını da Burhan Şeşen ile birlikte seslendirdi. Konser sırasında ‘Evita’ ve ‘Lüküs Hayat’ müzikallerinden de parçalar söyleyen Olcay, ilk kez sahne üzerinde piyano çaldı. Peruklu hali ile piyanonun başına geçen ünlü şarkıcı, daha sonra peruğunu piyanonun üzerindeki cam heykelciğe taktı ve saçlarını rüzgara bıraktı. Konserinde ilk kez Türk Sanat Müziği parçaları da seslendiren Olcay, ‘İnleyen Nağmeler’, ‘Affetmem Asla Seni’, ‘Son Mektup’, ‘Çal Kanunum’ gibi şarkıları da hayranlarıyla birlikte söyledi.

7 yıl aradan sonra

7 yıl aradan sonra yeniden müzik kariyerine sarılan Hülya Avşar, Sarıyer’de bulanan köşkünde kendi kendine klip çekti. Şarkısında aşkı anlatan Avşar, “Onun için klip de doğal olsun istedim” dedi. Müzikte yedi yıl süren sessizliğini ‘Sonsuza Dek’ adlı yeni albümüyle bozmaya hazırlanan Hülya Avşar, ‘Aşk Eskimedi/Sonsuza Dek’ adlı şarkısının klibini kendi kendine çekti. Kapılarını en yakınları dışında hiç kimseye açmadığı Sarıyer’deki köşkünde el kamerası ile çekim yapan Avşar, kendisinin ev içindeki en doğal hallerini kayda geçirdi. Avşar, geçen hafta sabah saatlerinde henüz sabahlığı bile üzerindeyken görüntülerini kaydetti. Sanatçı çalışmasını da şöyle anlattı: “Küçük el kameramla ışık düzeni bile kurmadan, albümün en güzel aşk şarkılarından biri olan ‘Aşk Eskimedi’nin klibini hazırladım. Çok amatör koşullarda hazırlanmış görünse de, aslında bugüne kadar yaptığım en kaliteli, en doğru işlerimden biri oldu. Aşk insanın en maskesiz, en saf, en yalansız ve duru olduğu halidir. Bir aşk şarkısını bu yalınlıkta anlatabilecek başka bir prodüksiyon yok.”