SEZEN, AJDA VE BEN Biz hâlâ acayip şekilde varız

Nilüfer, tam 37 yıldır spot ışıklarının altında. Bunca yıla rağmen varolabilmek de zordur, kendine özgü bir çizginin üzerinden yürümek de. Sahneye çıktığında aldığı alkışlar bunun kanıtı. Yeni bir albüm çıkardı, şimdi de yaşamöyküsüyle ilgili bir kitap üzerinde çalışıyor. İşte Faruk Bildirici’nin Hürriyet’te yayınlanan Nilüfer röportajı:

Popstar jüriliğini üç kere reddettim

Kimseye taviz vermeden, paranın esiri olmadan ayakta kalmaya çalıştım. Çok daha büyük servetim olabilirdi. Mesela popstar yarışmalarında jüri üyesi olmam için üç kere teklif aldım. Osmantan Erkır’dan iki kere, bir de ilk popstar yarışmasında Fatih Aksoy’dan. İlkinde cesaret edemedim. Nasıl olacağını kestiremedim. Nasıl geliştiğini görünce de korktum. Yanımdaki kişinin bir davranışına, sözüne sinirlenebilirdim. Kendimi orada göremediğim için girmedim. Bir sürü parayı da geri çevirmiş oldum. Şimdi o kararımdan dolayı son derece mutluyum. 1972’de benim katıldığım yarışmayla bugünküler farklı. Bugünkü yorumlarda o ruh yok. Ses güzelliği yetmiyor. Yorum çok önemli, o da birazcık Allah vergisi. İnsanın içinden gelmesi gerek.

AİLE OLDUM

Kızım, Latif ve Latif’in 17 yaşındaki kızı… İyiyim yahu

Hayatım boyunca aile olamamanın eksikliğini hissettim. 11 yaşında babam öldüğünde ailede yakın bir erkek olarak bir tek amcam vardı. O da ben ses yarışmasına girince kızdı, küstü. Sonra görüştük ama bizim evimizde bir erkek olmadı. Annemin hayatına da kimse girmedi. Şu anda aile olduğumuzu hissediyorum. Kızım, Latif (Demirci) ve Latif’in 17 yaşındaki kızı. Ayşe Nazlı onu çok seviyor, Latif de onu seviyor. İyiyim yahu. Çok şükür. Bu şarkılara da yansıyacaktır mutlaka.

İNSANLAR

Hemen güvenemem

Yeni tanıdığım insana güvenmek için biraz zamana ihtiyacım olur. Hemen güvenmem bir insana, yani güvendiğim çok fazla insan yoktur gerçek anlamda. Süslü konuşmalar yapan, ilk dakikadan samimi olan insanlardan hoşlanmam. Ama net olmalı, güvenilir olmalı. 

TÜRK POPUNUN DİVALARI

Biz hâlâ varız

Çok hoş bir gelişme oldu. İlk kez Sezen ile aynı dönemde albüm çıkardık. İlk defa star günlerimiz çakıştı. Gerçi o daha önce başkalarının söylediği şarkılarını topladı. Ajda da bir single yaptı. Bundan da şu anlaşılıyor ki, biz hâlâ acayip bir şekilde varız.
37 yıl ayakta kalabilmenin anlatabileceğim bir formülü var mı acaba? Bir kere disiplin ve dürüstlük çok önemli. Seyirciye yalan söylememek, çok fazla paranın peşinde koşmamak, şarkıları iyi koklayabilmek, iyi şarkı yakalayabilmek, insani tarafının ayakta kalması ve çalışmak da önemli. Ben hâlâ sesimi koruyabilmek için şan teknikleri çalışıyorum.

GÜLERİM

Latif de güldürür

Bazen günlük yaşamda sıradan bir şey çok güldürür. Bir de Latif (Demirci) güldürür. Bazen kızım güldürür, bazen kedilerime bakar gülerim. Çok komik şeyler yapabilirler.

DİYETTEYİM

Bu işi bırakırsam yemek serbest

Konserden önce kısa sürede 3.5 kilo verdim. Diyetisyen kontrolünde olunca insan “Bir hafta sonra kontrole gideceğim, kilo vermedimse felaket” diye utanıyor. Halbuki yemek yemek dünyanın en güzel şeylerinden biri. Bir gün bu işi bırakırsam yiyip yiyip şişmanlayacağım. Her şeyi yiyeceğim.

ÖLÜM KORKUM

Denizde derinlere gidemem

Ölüm korkum küçük yaşta astım olmamdan kaynaklanıyor. Okulda koşsam oynasam nefesim tıkanıyor, kriz yaşıyordum. Özellikle de nefes alamayarak ölmekten korkardım. O yüzden denizde öyle derin yerlere gidemem. Astım artık ilaçlarla kontrol altında tutulabiliyor. Her gün aldığım bir ilaçla böyle bir hastalığım yokmuşcasına yaşıyorum. Dolayısıyla şimdi  öyle bir problemim yok.

YENİ ALBUM

Kayahan konuşulmuyor demek ki olabiliyormuş

Benim hep böyle hüzünlü ve mahzun bir yanım vardır. En keyifli olduğum anlarda bile çöker üstüme. Albümde romantik şarkıların ağırlıklı olması nedeniyle kapakta da hüzünlü ve mahzun bir Nilüfer görünsün istedim. Öyle olunca da “Hayal” adını yeni albüme çok yakıştırdım. Şarkının mesajı da çok güzel, “Hayalini gerçekleştir ki gerçeğe olma hayal”. Bu harika şarkının sözleri ve müziği Mete Özgencil’in. Konserler de iyi oldu. Seyirci seviyor, çok ilgi gösteriyor. Bu albümde dikkat ediyorum, Kayahan konusu hiç konuşulmuyor. Demek ki olabiliyormuş. Ben yorumcuyum, her an iyi şarkılar çıkabilir. Gençler yetişiyor, mesela Sinan Akçıl çok yetenekli, altyapısı iyi olan bir genç.

SOKAKTA OYNAMADIM

Yalnız bir çocuktum

Babamın ölümü tam bir şoktu benim için. Üç kardeşim olduğunu da o sırada konuşmalardan anladım. Biri maalesef geçen sene vefat etti, biri Almanya’da, diğeri Kanada’da yaşıyor. Babam ölünce annem aşırı denetleyici oldu, bana empati yapamadı. Annemle her tartıştığımızda ‘Ah babam olsaydı o beni anlardı’ derdim. Duygusal ve yalnız bir çocuktum. Apartmanın beşinci katında oturan, sokakta oyun oynamayan, arkadaşı olmayan bir çocuk. Yazlık evlerde bir kedi bulur onunla oynardım.

HAYATIMIN EN’LERİ

En büyük korkunuz? Ölüm.
En çok neye dokunmaktan hoşlanırsınız?  Sevdiğim insanlara; kedim, kızım ve sevgilime.
En sevdiğiniz tatil kenti? Fethiye.
En sevdiğiniz yemek? Bütün yemekler. Hele de bugünlerde.
En sevdiğiniz tarihi kişilik? Atatürk.
En sevdiğiniz film?  Benjamin Button ve Slumdog Millionaire.
En sevdiğiniz sanatçı?  Barbara Streisand. O büyük bir diva. Az bulunur bir varlık.
En iyi dostunuz?  Yakın dostlarım var çok şükür.
En sevdiğiniz koku?       Yasemin.

HAYALİM

Sağlıklı ve huzurlu bir hayat

Bir insan, bir kadın olarak hayalim çocuğum ve sevdiğim insanla sağlıklı ve huzurlu bir hayat sürmek. 30’lu yaşlardayken 40’lı yaşlarda çalışmayı azaltmak istediğimi söylemiştim. Sahne ve konserlerden çok yorulduğum bir dönemdi. İnsan olarak da kaliteli bir yaşam sürdürmek istiyorum. Sevdiğiniz bir işi yaparken gelen şöhret ve para elbette güzel. Bu kadar kalıcı olan şöhretin büyük bir keyfi var. Ama sıradan bir insan olarak da yapmak istedikleriniz, yaşamak istedikleriniz var, ben onu da seviyorum. İkisini ayırmayı da becerebiliyorum. Marketten alışverişimi de yaparım, her yere giderim.

KÜRTÇE

Yeri ve zamanı uygun olursa söylerim

Beş-altı sene önce Diyarbakır’a gitmiştim. Meydanda inanılmaz bir kalabalık vardı. Şarkılarımı hep bir ağızdan söylüyorlardı, bu beni çok mutlu etti. Bir süre sonra “Kürtçe, Kürtçe” diye bağırmaya başladılar. Kürtçe şarkı söylemek bence çok doğal. Ben de “Kürtçe şarkı bilmiyorum, bilsem söylerdim” dedim. Bazı milliyetçi gazetelerde ise bu sözlerim eleştirildi. Ne kadar değişiyor Türkiye? Bakın şimdi ne kadar farklı hale geldi. Yeri ve zamanı uygun olursa, uygun bir ortam olursa Kürtçe söylerim.

MAGAZİN

Başkalarının düşündüğünü önemserim

Başkalarının benim için ne düşündüğünü çok önemsiyorum. Takılmamayı başaramıyorum. İnternet sitelerine girip okuyucu yorumlarına bakıyorum. Kayahan meselesinde olsun, bu Powertürk (klibinin sansürlenmesi) olayında olsun, insanların arkamda olduklarını görünce mutlu oluyorum. Magazin basınında insanı yanlış tanıtabilecek haberler çıkabiliyor. Zaten onlarla çok az rastlaşıyoruz. Latif de ben de eğlence hayatına düşkün insanlar değiliz. Gitsek de kendi halimizde bir yemek yiyoruz. Çoğu zaman evde olmayı seviyoruz.

HEDİYE

Nazar boncuklu bir bilezik

Fan kulübümden kristal bir kalp hediye etmişlerdi. Minicik bir şey beni çok mutlu edebiliyor. Son hediyeyi sevgilim aldı. Nazar boncuklarından yapılan bir bilezik.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s