Ahmet Koç: "Bağlamayı varoşların enstrümanı sanıyorlar"

Türkiye’de üretilen albümlerin yüzde 70’inin müzik direktörlüğünü yaparak bu alanda bir rekor sahibi olan Ahmet Koç, geçen yıl çıkardığı ‘Sağanak’ adlı albümünde Elton John, Sting, Phil Collins gibi dünyaca ünlü müzisyenlerden şarkılarını bağlamayla yorumlamak için izin alarak bir ilke imza atmıştı. Sting’in ‘Fragile’ ve ‘Shape Of My Heart’, Elton John’un ‘Sorry Seems To Be Hardest Word’, Phil Collins’in ‘Another Day In Paradise’ şarkılarını bağlamayla yorumlayan Ahmet Koç, yeni albümü ‘Sözün Bittiği Yer’ de de ‘Caraless Whisper’i yorumlamak için George Michael’den izin almayı başardı. Albümde ayrıca James Last’ın ‘The Lonely Shepherd’, İtalyan halk türküsü ‘Bella Ciao’, Chris de Burgh’ün ‘The Traveller’, Sezen Aksu’nun ‘Tükeneceğiz’ ve Nilüfer’in ‘Kavak Yelleri’nin de bağlama yorumları bulunuyor. Ahmet Koç, şimdi bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Zuhal Müzik, yeni üreteceği bağlamalara ‘Ahmet Koç’ adını vermek için sanatçıya teklifte bulundu. >>

* ‘Sağanak’ ve ‘Sözün Bittiği Yer’ adlı albümlerinizde dünyaca ünlü sanatçıların bestelerini bağlamayla yorumladınız. İzin alabilmek çok zor oldu mu?

Zor olacağını düşünüyordum ama beklentilerimin tam aksine, izinleri son derece kolay aldım. Bunun en önemli nedeni de adamların son derece profesyonel olması. İlettiğiniz talebe olumlu veya olumsuz cevap veriyorlar.

* Çalışmalarınız hakkında fikirleri var mıydı?

Öncelikle, bağlamayla yorumladığım bestelerin bağlamalı kaydını göndermemi istediler. CD’leri gönderdikten sonra dinlediler ve hemen cevaplar gelmeye başladı. İzin istediğim bütün müzisyenler ‘tamam’ dedi. Biz teliflerini bankaya yatırdıktan sonra, onlar da izin belgelerini gönderdiler.

* Özellikle gitarın ağırlıklı olduğu besteleri bağlamayla yorumlama fikri nereden doğdu?

Daha önce yapılmamış bir işe imza atmak istiyordum. Bunun için de dünyada hit olmuş besteleri bağlamayla yorumlamak bana iyi bir fikir gibi geldi. Zaten albümlerimin gördüğü ilgiden dinleyenlerin de hoşuna gittiğini anlıyorum. Böylelikle Doğu ile Batı sentezinden ortaya güzel işler çıkarabileceğimizi göstermiş olduk. Bunun yanı sıra bağlamanın sadece varoşların enstrümanı olmadığını bizim kültürümüzde önemli bir yeri olduğunu da göstermeye çalıştım. Saz çalmaktan ve taşımaktan insanlar utanıyorlar. Bağlamayı varoşların enstrümanı sanıyorlar.

* Siz aynı zamanda müzik direktörlüğü de yapıyorsunuz. Türkiye’deki müzik sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de hazırlanan bütün albümlerin yüzde 70’inin müzik direktörlüğünü yapıyorum. Türkiye’de müziğin bittiğini söyleyebilirim. Artık yeni bestelerin üretildiği dönem kapanmıştır. Bütün şarkıların sözleri de besteleri de aynı. Tam anlamıyla bir kolaj dönemi yaşanıyor. Bu da şarkıların kalitesini düşürüp, albümlerin ilgi görmemesine neden oluyor. Sektörün içindeki herkes kendi kuyusunu kazıyor. Sezen Aksu ve Nilüfer’in dışında hiç kimse kendisinden sonra bayrağı devralacak şarkıcı yetiştirmemiştir. Kıskançlık, çekememezlik, yeni neslin ayağını kaydırma çabaları had safhada. Örneğin, benim entstürmanım olan sazın da kendi tekellerinde olduğunu düşünenler var.

* Yeni üretilecek bir bağlamaya adınızın verilmesi için teklif aldığınızı duydum. Doğru mu?

Evet, doğru. Zuhal Müzik bana böyle bir teklifle geldi. Albümlerimden sonra birçok kişi Unkapanı’na gidip “Ahmet Koç’un bağlamasından almak istiyorum” deyince Zuhal Müzik, benim bağlamamın benzerlerini üretip satışa çıkarmaya karar vermiş. Bana gelip yeni üretilecek olan sazlar için isim hakkını istediler. Ben de kabul ettim. Bütün şartlarda anlaştık. Şimdilik sadece isim hakkı bedeli konusu kaldı.

* Ne kadar isteyeceksiniz ?

Henüz bilmiyorum. Bu konuda araştırma yapıyorum. Türkiye’de daha önce benzeri bir durum yaşanmadığı için ücretin ne kadar olması gerektiği konusunda hiçbir fikrim yok. Steve Way ile Ernie Ball adlı gitaristler isim haklarını gitar üreten bir şirkete vermişlerdi. Onlara biçilen isim hakkı bedeli benim için belirleyici olacak. Ernie Ball’ın varislerine bir mektup yazarak bu konuda yardım istedim. Cevap henüz gelmedi. Amacım, Ball’ın aldığı ücreti öğrenip Türkiye şartlarını da düşünerek kendi isim hakkımın bedelini belirlemek.

* Aklınızdan geçen ücret ne kadar?

Ne desem yalan olur. Söyleyeceğim rakam belki çok astronomik olacak belki de hakkımı karşılamayacak kadar az. Bu nedenle bir rakam telaffuz edemem.

* Sizin bağlamalarınızın özelliği nedir?

Belli bir özelliği yok. Klasik bağlamalar. Benim bağlamalardan biri siyah renkli. Sanıyorum o bağlamam renginden dolayı da oldukça dikkat çekiyor. Belki onun gibi bir şey yaparız.

Röportaj: Mehmet Çalışkan (SABAH)

Reklamlar