Atilla Atasoy: "Şimdi Andropoz Zamanı"

Attila Atasoy, suskunluğunu ‘Grup Düş Gezginleri’yle birlikte çıkardığı ‘Andro’ albümüyle bozdu. Müzik yaşamında 35. yılını dolduran Atasoy, bu albümün içine ‘Şimdi Andropoz Zamanı’ diye bir şarkı koydu. Bu şarkıyı kendinden yola çıkarak yazdığını söyleyen Atasoy’la yeni albümü ve yaşamı hakkında bir röportajdan bazı kesitler…

* ‘Grup Düş Gezginleri’yle albüm çıkarma fikri, onların beni ikna etmesiyle doğdu. En son 2005 yılında ‘En İyileriyle’ adlı albümüm çıkmıştı. Önceki ve sonraki karma albümleri saymazsak, 2002’de yaptığım solo albümden sonra piyasaya dönüş olarak kabul edilebilir.

* Bu yıl müzikte 35 yılımı doldurdum. Neler gördüm, yaşadım… Hepsi bugünkü beni inşa etti. Tek alışamadığım, nankörlük dolu bu piyasa oldu. Çok şey yaşadım, öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Ama galiba ticareti öğrenemeyeceğim…

GÖNDERME YAPTIM

* Bu albümde bulunan ‘Andropoz Zamanı’ isimli parçayı yaparken, yaşadıklarımı yazdım. Yazarken de ironi yaptım tabii… Ayrıca ‘Bir tıp mensubu olarak konuya açıklık getirmeliyim’ diye düşündüm. Kendi duvarlarına hapsolmuşlara gönderme yapayım dedim ve gerçek anlamda andropoz olmadığını anlatmaya çalıştım. Yıllarca standart bir hayat yaşayıp, 50’sinde hırslananları hicvettim biraz da. Oysa yaşamak isteyene yaşam her gün gençlik vaat ediyor.

* Kendimi belli bir yaştan sonra daha özgür hissettiğim doğru… Çünkü size çocukluktan itibaren görevler yükleniyor. Hayatın size dayattıklarının üstesinden gelmek, emek ve zaman alıyor. Bir de bakmışsınız, yaşınız 50 oluvermiş. Ama o sınavlardan, acılardan geçerek kendimizi inşa etmemiz bu yaşlara denk geliyor. Hele bizim gibi ‘Aman oğlum’larla büyütülmüş bir kuşak için… Neyse ki, Tanrı bana bu sanata sığınma şansı verdi de birçok şeyin üstesinden gelmem daha kolay oldu.

* Yeniden evlenmek beni ürkütüyor. Hele bu zamanda kime güveneceksin? Özgürlüğüm çok kıymetli benim için… Ama hayat arkadaşı anlamında bir birlikteliği her zaman düşünürüm. Yaşlandıkça daha seçici oluyoruz ama bir o kadar da şansımız azalıyor. Bu ters orantı çoğu kişiyi bunalıma itiyor. Oysa artık hırsların törpülenmiş olması, beklentilerin aza indirgenmesi gerekmez mi? Önemli olan denemeye değer bulmak değil mi? Her şey ölümlü… Ben, evlilik veya hayat arkadaşlığı orta yaştan sonra gerekir diye düşünüyorum. Yani herkes kurtlarını döktükten sonra… Şarkımda dediğim gibi ‘Aş gönlünü aş/Çok şey istiyor bu yaş/ Şans bir o kadar az/Ama denemektir haz/Ama denemektir hayat…’

* Gerekli ilginin gösterilmediğine inanıyorum. Benim ilgiden kast ettiğim, bu zamanda arkada finansör, sponsor ya da destek olmadan zorluklarla üretilmiş bir albümün küçük bir çıkış haberidir. Zamane starlarıyla zaten aynı kulvarda olamayacağımız aşikar… 35 yıla imza atmış ve bu piyasadakilerin en çömez yıllarında onlara yardımcı olmuş bir sanatçı adayı olarak bu kadarını beklemek hakkım… Onların emeğe ve sanatsal çalışmalara saygısını beklemek hakkım… Bunu bile yapmıyorlar.

* Tarkan’a gelince… Her şeyden önce zamana, değişime ve genç düşünmeye inanırım. O da önemli bir yetenek ve kendisini seviyorum. Ancak ikinci, üçüncü ve dördüncü albümlerini dinlemeyi tercih ederim. Son çıkardığını ona yakıştıramadım.

* Ceza’yı çok beğeniyorum. Zaten artık pop bitmiş durumda… Yeni şeyler, yeni söylemler gerek… Kendimizi, sistemi ve dünyayı yeniden inşa etme zamanı şimdi. Bir çeşit andropoz zamanı gibi… Hiçbir doğum sancısız olmaz.

* Fazıl Say’ın söylediği sözlere katılıyorum. Hele hele göbeğini kaşıyan oportunistlere söyledikleri için kendisini kutluyorum.

* Ben hayatımı sanat, seyahat, spor ve sevda üzerine kurdum ve bu dört ayak üzerinde de sürdürmeye çalışıyorum. Bu dört unsur tabii saygı ile de buluşuyor. İşte bunlar benim mutluluk anahtarlarım.

(SABAH)

Reklamlar