Dario Moreno’suz 40 yıl

Ölümünün 40. yılında anılan Dario Moreno’nun söylediği Türkçe şarkılar ilk kez “Dario Moreno’suz 40 yıl” adlı CD’de toplandı ve kısa bir süre önce raflarda yerini aldı. Söz yazarı ve bestesi Ali Kocatepe de Dario Moreno’yu Sabah gazetesinde yazdı:

BİR DARIO MORENO GEÇTİ BU TOPRAKLARDAN

1 Aralık, her yıl beynimde Dario Moreno şarkıları çağrıştırır.
Dilimden Deniz ve Mehtap, Hatıralar Hayal Oldu gibi şarkılar dökülmeye başlar… 1968’den beri süregelir bu refleks. Bu hafta gerçek bir İzmir sevdalısı sanatçıyı ölümünün 40. yıldönümünde anıyoruz. Vasiyetinde: “İzmir tatlı ve sevgili şehrim, bir gün şayet senden uzakta ölürsem beni sana getirsinler. Fakat mezarıma götürürken ‘öldü’ demesinler, ‘uyuyor’ desinler koynunda tatlı İzmirim,” diyen, ama ölümünden sonra cenazesi emrivaki ile annesi tarafından İsrail’e götürülen ve Tel Aviv’e gömülen Dario Moreno’yu…

ÇOK GÜZEL DARBUKA ÇALARDI
Dario Moreno. 1921’de, İzmir’de yoksul Yahudi’lerin yaşadığı Mezarlıkbaşı semtinde dünyaya geldi. Babası yoktu.
Çocukluğu, yoksulluğun doruklarında geçti. Altı-yedi yaşlarında çok güzel darbuka çalmasıyla dikkat çekti. Sonra eline gitarı aldı ve sokak aralarında Napoliten şarkılar söylemeye başladı.
Popülaritesi gittikçe arttı ve İzmir Palas’ta şöhret oldu. II. Dünya savaşı yıllarında Ankara Gar Gazinosu’nda Fransızca şansonlar ve Arjantin tangoları söylüyordu.
Ardından İstanbul’un ünlü Taksim Gazinosu’na transfer oldu.
Bundan sonra Dario’yu bir süre Atina’da, daha sonra Cannes Palm Beach otelinde şarkı söylerken görüyoruz.
Daha sonra Paris’e atladı.
Adieu Lizbon şarkısıyla 1955’te altı ay liste başı oldu.
Brigitte Bardot ile Kadın ve Kuklası filminde başrol oynadı…
Birincilik kazandığı Brezilya ve Kanada festivallerinde ısrarı üzerine göndere Fransa’nın değil Türkiye’nin bayrağı çekildi.
1958’de Venedik Film Festivali’nde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü aldı. Avrupa’da pek fazla tanınmayan Coca-Cola’nın hisselerini satın alarak çok zengin oldu.Türkiye hükümeti kendisine ‘Hitit Güneşi’ armağanını layık gördü.

Boyoz, çipura, nargile ve fayton…
Ününün doruğa çıktığı 1955- 1963 yılları arasında bile, fırsat buldukça Paris’ten uçağa atlıyor, İzmir’e geliyor, sabahın yedisinde İkiçeşmelik’teki Abdi’nin fırınında sıcak sıcak boyoz yiyordu… Yoksul Türk ve Yahudi dostlarına yüklü paralar veriyordu. Hatuniye Camii karşısındaki kahvede nargile çeker, Şükran Lokantası’nda rakı sofrası kurdurur, İzmirli dostlarına Paris akşamlarını anlatırdı…
Çipura, rakı, roka, buzlu badem, martı ve faytona büyük tiryakiliği vardı…

Moreno’nun söylediği Türkçe şarkılar ilk kez bir CD’de toplandı ve kısa bir süre önce raflarda yerini aldı.

Allah rahmet eylesin.

Ali Kocatepe (SABAH)

Reklamlar