Say’a Almanya’dan prestijli ödül

Piyanist ve besteci Fazıl Say, Almanya’nın prestijli müzik festivalleri arasında yer alan Bremen Müzik Festivali’nin 2008 yılı ödülüne layık görüldü. Bu ödülün daha önce tanınmış orkestra şefleri Nikolaus Harnoncourt, Sir John Elliot Gardiner ve Marc Minkowski, Grammy ödüllü piyanist Andras Schiff, opera sanatçısı Anne Sofie von Otter gibi isimlere de verildiğini belirten Say, ödülünü 20 Eylül’de düzenlenecek törenle alacağını kaydetti.
Fazıl Say, yaptığı açıklamada, Deutsche Bank Vakfı tarafından finanse edilen festival komitesinin, her yıl başarılara imza atmış bir sanatçıya verilen “Musikfest Preis”e (Müzik Festivali Ödülü) değer bulunduğunu bildirdi. Festival adına Say’a ödül verilmesinin gerekçelerinin açıklandığı yazıda, şu ifadelere yer verildi: “Fazıl Say’ın 2004 yılından bu yana Bremen Müzik Festivali’nde sunduğu eserler sadece geçmiş dönemlerle zamanın müziğinin bir karışımı olmakla kalmıyor, aynı zamanda onun kültürler arasında başarılı bir köprü oluşturmuş olduğunu da ispatlıyor. Solist ve oda müzisyeni olarak büyüleyici programlar sunmuş, klasik, caz ve Osmanlı müzik geleneğini tamamen kendi mimarisi ile bütünleştirmiştir” dedi.

Aralıkta yeni albüm
Fazıl Say’ın tamamı kendi bestelerinden oluşan “Haremde Binbir Gece” isimli albümü de aralık ayında Fransız Naive ve Japon Avex tarafından tüm dünyada müzikseverlerle buluşacak.

Fazıl Say Madrid’i büyüledi

Fazıl Say, İspanya’nın başkenti Madrid’deki Ulusal Konser Salonu’nda konser verdi. Kolundaki sakatlık yüzünden bu yıl 3 kez Madrid konserini iptal etmek zorunda kalan Say, Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Ender Arat ve eşi Ayşe Arat’ın da aralarında bulunduğu kalabalık bir seyirci topluluğunun izlediği konserde, Johann Sebastian Bach ile Ferrucio Bussoni’nin “Chacona”, Ludwig Van Beethoven’ın “Appassionata” ve Franz Liszt “Sonata en Si menor” adlı eserlerini çaldı. Fazıl Say, konserden önce yaptığı açıklamada, Afife Jale Tiyatro Ödüllerinde Genco Erkal ile Dostlar Tiyatrosunun “Sivas 93” adlı oyunla değer bulunduğu mansiyon ödülünü reddetmesi, kendisinin de müzik dalındaki adaylığını geri çekmesine ilişkin olarak şunları söyledi: “Genco’nun tavrını haklı buldum, bu mansiyonu almayı kabul etmemesi normal. Ekip bunu protesto ederken, benim aday olmam olmazdı. Ben de adaylığımı geri çektim.”

Madımak olaylarını anlatan “Sivas 93” adlı oyunun “müthiş ve çarpıcı bir eser” olduğunu vurgulayan Say, mansiyon ödülünün gençleri ya da yeni ortaya çıkanları teşvik için verildiğini, Genco Erkal’ın ise “efsanevi bir sanatçı olduğunu” söyledi. Fazıl Say, bir soru üzerine de, “Türkiye’de içinde bulunduğumuz koşullar her insanı etkiliyor. Siyaset gelip bizi yakalıyor, biz siyasete gitmiyoruz. Çünkü yaşam standartlarımızla ilgili soru işaretleri gündeme geliyor. O yüzden ben de bazı söylemek istediklerimi söylüyorum, gerekirse daha da söyleriz. Ama şu anda Türkiye’de bir uzlaşma ortamı var gibi görünüyor” ifadesini kullandı.

Fazıl Say çalacak Yavuz söyleyecek

Ünlü piyanist Fazıl Say ile türkücü Yavuz Bingöl, ’Aşık Veysel’ projesi için bir araya geliyor. Birçok röportajından ünlü halk ozanı Aşık Veysel’e hayranlığını dile getiren Fazıl Say ile, Aşık Veysel hayranı bir babanın oğlu olduğunu söyleyen Yavuz Bingöl, “Kara Toprak”, “Dostlar Beni Hatırlasın”, “Uzun İnce Bir Yoldayım” gibi ozanın çok bilinen türkülerinin yanı sıra genç kuşağın bilmediği türkülerini de kapsayan “Aşık Veysel Projesi” için buluştu. “Veysel Türküleri” adı verilen proje için henüz daha yeni çalışmaya başladıklarını söyleyen Yavuz Bingöl, “Fazıl, bu projeyi çok istiyor. Eğer zaman ayırırsa ortaya iyi bir şey çıkacağından eminiz. Sadece Veysel çalacak. O çalacak ben söyleyeceğim. Bu projemizi yaza yetiştirmeye çalışıyoruz. Konserlerle birlikte albümü de çıkacak” dedi.

Fazıl Say İsviçre’de kudüm çaldırdırttı

Piyanist ve besteci Fazıl Say’ın ‘Haremde Binbir Gece’ adlı son eserinin İsviçre’deki dünya prömiyerinde 23 yaşındaki sanatçı Aykut Köselerli Avurpa’ya yüz yıllık Türk çalgılarını dinletti. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nde perküsyon sanatçısı olarak görev yapan Köselerli, eserde ünlü kemancı Patricia Kopatchinskaja’ya kudüm, bendir ve darbukasıyla eşlik etti. Performansıyla sanatseverlerden büyük alkış alan genç sanatçı şöyle konuştu: “Yaşıtlarım oyuncaklarıyla oynarken, ben vurmalı çalgılarla oynardım. Darbukayı elime ilk aldığımda 2 yaşındaydım. Üniversite yıllarımda Fazıl Say ile tanıştım. Kendisi bu eserde kudümün büyülü tınısını ön plana çıkarmak istedi. Seyirci ve İsviçre’deki orkestra üyeleri de kudümün sesinden çok etkilendi.”

"Mozart da sanki aynı salondaydı"

Ünlü piyanist Fazıl Say’ın, Avrupa turnesi kapsamında 13 Şubat’ta Zürih’te verdiği konseri büyük övgü topladı. Konserdeki Mozart yorumu ise İsviçre basını tarafından yere göğe sığdırılamadı. Müzik eleştirmeni Jürg Huber, İsviçre’de yayımlanan Neu Zürcher Zeitung gazetesinde “Cüretkar Türk Marşı (Alla Turca) düzenlemesiyle ağzına kadar dolu salondaki dinleyicileri koltuğundan fırlatması, onun bir şov ustası olduğunu ortaya koyuyor. Mozart da sanki aynı anda salondaydı…” yorumunu yaptı.

HAREMDE BİNBİR GECE
Fazıl Say’ın ‘Haremde Binbir Gece’ isimli eserinin promiyeri 20 Şubat’ta İsviçre’nin Luzern kentinde yapılacak. Say, 21 Şubat’ta Luzern’de, 25 Şubat’ta Hollanda’nın Nijmwegen kentinde, 28 Şubat’ta Almanya Kaiserslautern’de, 29 Şubatta ise Saarbrücken şehrinde konser verecek.